Anguishing türkçesi Anguishing nedir

Anguishing ingilizcede ne demek, Anguishing nerede nasıl kullanılır?

Languishing : Yavaş. Kuvvetsiz. Baygın. Gevşemiş. Mahzun. Hali kalmamış.

Languishingly : Mahzun bir biçimde. Baygın bir halde. Yavaşça. Baygınca. Durgunca. Mahzunca. Cansızca.

Mental anguish : Zihni keder. Elem. Manevi zarar. Keder. Manevi ıstırap.

Anguish : Şiddetli ıstırap. Manevi ıstırap. Elem. Yeis. Izdırap. İçdaralması. Şiddetli acı. Keder. Istırap. Eza.

Anguished : Acı dolu. Izdıraplı. Cefalı. Acılı. Kederli. İşkence görmüş. Istıraplı.

Languishes : İsteksiz olmak. Dert etmek. Hali kalmamak. Canlılığını yitirmek. Ruhsuzlaşmak. Üzülmek. Güçsüzleşmek. Cansızlaşmak. Gevşemek. Zayıf düşmek.

Languished : Cansızlaşmış. Sürünmek. Üzülmek. Dert etmek. Çürümek. Hali kalmamak. Durgunlaşmak. Üzülmüş. Durgunlaşmış. Cansızlaşmak.

Languishment : Mahzun ifade. Hali kalmamış veya kuvvetsiz olma durumu. Gayretsizlik. Durgunluk. Cansızlık. Hasret kalma.

Languish in prison : Hapishanede çürümek. Hapiste çürümek.

Insula sanguis : İnsula sanguis. İlk kan hücrelerinin yapmış olduğu topluluk, kan adacığı. vitellus kesesinin iç organları oluşturacak olan mezodermindeki mezenkim hücreleri farklılaşarak kan hücrelerini yaparlar. Kan adacığı.

 

İngilizce Anguishing Türkçe anlamı, Anguishing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Anguishing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Anxiousness : Üzüntü. Sabırsızlık. Anlayış. Kaygı. Şiddetli arzu. Endişelilik. Huzursuzluk. Endişe. Endişeli olma.

Acid : Ekşi. Biyoloji, fizik, kimya, madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Asit gibi. Bir çözeltiye h+ iyonu (proton) çıkaran madde. Kırıcı. Ekşit. Alkali maddenin tersi özellikler taşıyan, turnusolün mavi rengini kırmızıya çeviren, suda eridiği zaman hidrojen iyonları meydana getiren hidrojenli bileşik. Ekşime. Çözününce hidrojen yükünleri veren özdek.

Heartache : Kalp ağrısı. Gönül yarası. Aşk yarası. Üzüntü. Dert.

Acrimonious : Sert. Haşin. Hırçın. Huysuz. Ters.

Mental anguish : Zihni keder. Manevi zarar.

Heartaches : Kalp ağrısı. Üzüntü. Gönül yarası. Aşk yarası. Dert.

Acerbic : Ekşi. Sert. Keskin. İğneleyici (konuşma). Büzücü.

Misery : Çok kötü bir durum. Mutsuzluk. Perişanlık. Hep şikayet eden kimse. Yoksulluk. Bedbahtlık. Hınzır.

Glooming : Kararma. Kederlendirmek. Loşluk. Belirsizlik. Gam. Karanlık. Karartmak. Kasvet.

The agony : Agoni. Acı çekme. Kıvranma. Can çekişme. Şiddetli ıstırap.

Anguishing synonyms : acerb, excruciation, gloomings, calvary, ached, miseries, doldrums, dismay, desolations, disutility, despond, distress, hopelessness, anguishes, blues, agonies, hardship, dejection, smartest, acrid, gloom, dolors, astringent, glooms, agony, throe, malianity, suffering, woe, gloomed, dolor, complaint, sufferings.