Anguish türkçesi Anguish nedir
Anguish ile ilgili cümleler
English: He hid his anguish with a smile.
Turkish: O bir tebessümle acısını sakladı.
Anguish ingilizcede ne demek, Anguish nerede nasıl kullanılır?
Mental anguish : Manevi zarar. Manevi ıstırap. Zihni keder. Elem. Keder.
Anguished : Izdıraplı. Acı dolu. Cefalı. Kederli. İşkence görmüş. Acılı. Istıraplı.
Anguishes : Acı. Manevi ıstırap. Istırap. Keder. İçdaralması. Izdırap. Şiddetli acı. Eza. Yeis. Elem.
Anguishing : Keder. Manevi ıstırap. İçdaralması. Istırap. Acı. Yeis. Eza. Elem. Izdırap. Şiddetli acı.
Languish : Zayıf düşmek. Üzülmek. Gevşemek. Canlılığını yitirmek. İsteksiz olmak. Cansızlaşmak. Dert etmek. Sürünmek. Çürümek. Durgunlaşmak.
Languisher : Zayıf düşen kişi. Özleyen kimse. İlgisizlikten yakınan kimse. Kederli bir hali olan kimse. Hasret olan kimse. Takati kesilmiş olan kimse. İlgisizlikten yakınan kişi. Zayıf düşmüş olan kimse. Derdinden tükenen kişi.
Languish in prison : Hapishanede çürümek. Hapiste çürümek.
Languished : Durgunlaşmak. Dert etmek. Durgunlaşmış. Çürümüş. Sürünmek. Üzülmek. Hali kalmamak. Gevşemek. Çürümek. Cansızlaşmış.
Languish in : Acı çekmek. Erimek. Çürümek.
Languishingly : Baygınca. Mahzun bir biçimde. Durgunca. Mahzunca. Yavaşça. Cansızca. Baygın bir halde.
İngilizce Anguish Türkçe anlamı, Anguish eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Anguish ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Blues : Hüzün. Mavi. Maviler. Amerikan zencilerinin hüzünlü aşk şarkısı. Caz. Hapishane kıyafetleri. Hüzünlü müzik. Blues. Bunalım.
Dejection : Büyük aptes. Hüzün. Dışkı. Bok. Kaka. Üzüntü. Moral bozukluğu. Neşesizlik. Keyifsizlik.
Agony : Sancı. Kıvranma. Acı çekme. Agoni. Can çekişme. şiddetli ağrı, eziyet, acı, ızdırap veya etkilenme. Ölüm öncesinde vücut işlevlerinin bozulduğu, özellikle solunum ve dolaşım sistemlerinde problemlerin ortaya çıktığı, kas tonusuyla reflekslerde azalmanın meydana geldiği geri dönüşümsüz dönem, agoni.
Acrid : Sert. Keskin. Ekti. Kekre. Barut gibi. Tehlikeli. Ekşi. Buruk.
Chagrin : Küstürmek. İç sıkıntısı. Tasalanmak. Hayal kırıklığına uğratmak. Gücenmek. Üzmek. Rezil etmek. Üzüntü. Hayal kırıklığı.
Torture : İşkence. Tazip etmek. Zulüm yapmak. Çarpıtmak. İşkence etmek. Çektirmek. Eziyet. Zulüm etmek. Eziyet etmek. İşkence yapmak.
Acerbic : Keskin. Büzücü. Sert. Ekşi. İğneleyici (konuşma).
Agitation : Karıştırma. Tahrik. Galeyan. Heyecan. Daha düzgün bir açındırma sağlamak, yönsel açındırma etkisini önlemek amacıyla, açındırılmakta olan filmin yüzüne yakın yerdeki açındırmacın sallanması. Gerginlik. Çalkantı. Çalkalanma. Endişe.
Afflictions : Ağrı. Dert. Felaket. Üzüntü. Üzme. Bela.
Hurt : Yaralamak. Zarar vermek (bir uzva). Rencide etmek. Kırmak. Ağrımak. İncitmek. Acıtmak. Acımak. İncinmek. Kalbini kırmak.
Anguish synonyms : anguishes, acrimonious, agonies, miseries, disutility, calvary, desolations, desponded, dismay, doldrums, gloom, anxiousness, desponds, dolor, distress, dolour, hopelessness, smart, affliction, suffering, hardship, dolors, grief, sufferings, heartbreak, the agony, acid, glooms, acerb, torment, excruciation, desolation, misery.
Anguish ingilizce tanımı, definition of Anguish
Anguish kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Extreme pain, either of body or mind. To distress with extreme pain or grief. Excruciating distress.

Bu kısımda Anguish kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Anguish ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Anguish anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Anguish ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.