Dismays türkçesi Dismays nedir

Dismays ingilizcede ne demek, Dismays nerede nasıl kullanılır?

In dismay : Dehşet içinde. Dehşetle.

Dismay : Dehşet. Bunalım. Ümitsizlik. Umutsuzluğa düşürmek. Yıldırmak. Yılgı. Keder. Umutsuzluk. Dehşete düşürmek. Perişan etmek.

Dismayed : Umutsuzluğa düşürmek. Dehşete düşürmek. Korkutulmuş. Korkutmak.

Dismaying : Korkutma. Korkutmak. Dehşete düşürmek. Umutsuzluğa düşürmek.

Undismayed : Korkusuz. Dehşete düşmemiş. Yılmaz. Yılmayan.

Dismantles : Parçalamak. Dağıtmak. Boşaltmak. Çıkarmak. Eşyasını boşaltmak. Parçalarına ayırmak. Sökmek. Yürürlükten kaldırmak. Fabrika makinelerini söküp götürmek. Gemi techizatını sökmek.

Dismalness : Sıkıntılı olma durumu. Sönüklük. Depresyon. Kederlilik. Loş ve sıkıntı verici olma durumu. Kasvetlilik.

Dismal science : Political economy (siyasi ekonomi) (mizahi ingiliz terimi). İktisat (argo terim). Kötümser bilim. Ekonomi.

Dismantlement : Dağıtma. Parçalama. Boşaltma. Sökme. Çıkarma. Parçalarını ayırma. Silahların sökülmesi.

Dismantle : Parçalarına ayırmak. Yürürlükten kaldırmak. Boşaltmak. Eşyasını boşaltmak. Gemi techizatını sökmek. Fabrika makinelerini söküp götürmek. Parçalamak. Sökmek. Çıkarmak. Dağıtmak.

 

İngilizce Dismays Türkçe anlamı, Dismays eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dismays ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ball up : Eline yüzüne bulaştırmak. Bozmak. Şaşırtmak. Rezil etmek. Berbat etmek. İçine etmek.

Bobbles : Kafayı sallayarak hareket ettirmek. Gaf. Berbat etmek. İçine etmek. Eline yüzüne bulaştırmak. Bozmak.

Hopelessness : Ümitsizlik. Çaresizlik.

Desolation : Virane. Viranlık. Issızlık. Yalnızlık. Terkedilmişlik. Perişanlık. Üzüntü. Harabe. Terk edilmişlik.

Be a disincentive : Cesaretini kırmak.

Awing : Korku veren. Korku vermek.

Appaling : Korkunç. Ürkütmek. Dehşete düşüren. Berbat. Şok edici. Şok veya korkuya neden olan. Şoka uğratmak. Dehşete düşmek.

Bother : Daraltmak. Dert vermek. Zahmet. Rahatsız etmek. Sinir bozmak. Sinir etmek. Baş belası olmak. Zahmet etmek. Takmak.

Desperation : Umarsızlık. Çaresizlik. Ümitsizlik. Ümitsizlikten ileri gelen dengesizlik. Gözü dönmüşlük. Her şeyi göze alma.

Desolating : Tenha. Harap etmek. Terketmek. Boş bırakmak. Kederlendirmek. Issız. Kuş uçmaz kervan geçmez. Üzmek. Kimsesiz bırakmak.

Dismays synonyms : push aside, browbeat, awe, gloom, creeps, browbeats, alarm, dismaying, ignore, desolateness, appals, frightfulness, affliction, pass off, anguishes, dismayed, gloomings, demoralisation, bleakness, consternation, dray, appall, bollix, juncture, melancholy, frightful, aweing, afflictions, complaint, bollixing, cold feet, shrug off, annoy.

Dismays zıt anlamlı kelimeler, Dismays kelime anlamı

 

Oblige : -e yardım etmek. Minnettar kılmak. (anlaşma vb) bağlamak. Lütfetmek. İyilik etmek. Zorunda bırakmak. Bağlamak (anlaşma vb.). Zorlamak. Lütufta bulunmak. Mecbur etmek.

Accept : Üstlenmek. Eyvallah demek. Hazmetmek. Katlanmak. Normal karşılamak. Almak. Razı olmak. Onaylamak. Kabullenmek. Kabul etmek.

Hope : Ümit etmek. Ümit. Beklenti içinde olmak. Arzu etmek. İstemek. Umut etmek. Umut. Beklemek. Ummak.