Veil türkçesi Veil nedir

  • Yıldız resimlerinin alındığı plakların yüzeyinde görülen hafif karartı; gökyüzünün hafifçe aydınlık olmasından ileri gelir.
  • Peçe.
  • Saklamak.
  • Gizlemek.
  • Peçe ile örtmek.
  • Uzay alanında kullanılır.
  • Perdelemek.
  • Örtü.
  • Örterek saklamak.
  • Maskelemek.
  • Peçelenme.
  • Gökyüzü resimlerinde plakların hafifçe kararması.
  • Peçe takmak.
  • Tül.

Veil ile ilgili cümleler

English: Ali is still under surveillance.
Turkish: Ali hâlâ gözetim altında.

English: She wears a veil to hide her wounds.
Turkish: O, yaralarını gizlemek için bir peçe takar.

English: Is that a veiled threat?
Turkish: Üstü kapalı bir tehdit mi bu?

English: Ali didn't notice the surveillance camera.
Turkish: Ali gözetleme kamerasını fark etmedi.

English: This bride is covering her face with a veil.
Turkish: Bu gelin yüzünü bir peçe ile örtüyor.

Veil ingilizcede ne demek, Veil nerede nasıl kullanılır?

Veil cloud : Tülbulut. Tül bulut.

Veil of mist : Sis tabakası. Çok yoğun bulut veya sis. Sis perdesi.

Veil of secrecy : Sır örtüsü. Sır kapağı. Sır perdesi.

Draw a veil over : Gizlemek. Üstüne perde çekmek. Maskelemek.

Drew a veil over : Üzerine bir örtü çekti. Üzerini kapattı. Tartışmaktan kaçındı. Gizledi. Bir örtü ile kapattı. Sakladı.

Take the veil : Rahibe olmak.

 

Under the veil of : -ın örtüsü altında. -ın peçesi altında. -ın maskesi altında.

Bee veil : Arı maskesi. Arıcı maskesi.

Within the veil : En kutsal dahilinde. Kutsalın kutsalında.

Veiled : Üstü kapalı. Örtük. Peçeli. Örtülü. Saklı. Yaşmaklı. Dolaylı. Örterek saklanmış. Kısık. İmalı.

İngilizce Veil Türkçe anlamı, Veil eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Veil ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cache : Önbellek. Gizleme yeri. Zuladaki mallar. Gizli yerde saklanan şey. Dağarcık. Zula etmek. Gizli bir yere saklamak. Gizli yer.

Tulle : Süzek. Tiyatro dekorunda kullanılan ince, gözenekli pamuk ya da ipek dokuma. İpek bürümcük. Işığın önüne konan ince kumaş ya da tülden yarı saydam yayındırıcı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Bosomed : Döş. Göğüs. Merkez. Göğüslü. Kucaklamak. Bağır. Balkon. Orta.

Side net : Ağların kenar kısımları.

Almak : Elmak (yand). Andromeda'nın y yıldızı.

Cloth : Cilt bezi. Sofra örtüsü. Yelken. Bez örtü. Dokuma. Rahiplik. Din adamlığı. Bez. Kumaş.

Cosy : Hoş. Çaydanlık kılıfı. Konforlu. Kılıf. Rahat. Sıcacık. Kuytu. Samimi. Çaydanlık örtüsü.

Cached : Önbellekte. Gizli bir yere saklamak.

Achondrite : Taşımsı göktaşlarının bir türü olup, içinde küresel tanecikler yoktur. Kumsuz göktaşı.

Veiling : Örterek saklama. Peçe kumaşı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sis. Peçelik kumaş. Gizlenme. Genellikle çevirimde ya da işlemelikte bir yanlışlıktan, en çok boş filmin alıcıya takılıp çıkarılması sırasında makaraya ışık sızması sonucu filmin ışık almasından ileri gelen ve görüntü üzerinde kendini az ya da çok donuklukla gösteren kusur. Donukluk.

 

Veil synonyms : face veil, head covering, chaddar, chadar, camouflage, absolute orbit, buries, caparisoned, covering, blot out, bodycheck, albedo, canopies, blind, grenadine, cot, chador, accidental error, blinded, press point, cloaks, veils, mask, cosies, cloths, absorptive power, airglow, gauze, curtained, blindest, gauzes, caching, absolute value.

Veil zıt anlamlı kelimeler, Veil kelime anlamı

Uncover : Su yüzüne çıkarmak. Açmak. Açmak (örtü, kapak vb). Şapka çıkarmak. Ortaya çıkarmak. Deşifre etmek. Örtüsünü açmak. Örtüsünü ya da kapağını açmak. Üstünü açmak. Kapağını açmak.

Unveil : Açıklamak. Örtüsünü kaldırmak. Göstermek (ilk kez olarak). Açılışı yapılmak. Peçesini kaldırmak. Örtüsünü açmak. Açmak. Açığa çıkarmak. Açılışını yapmak. Su yüzüne çıkarmak.

Show : Göstermek. Şov. Meydana çıkarmak. Renk vermek. Konu bakımından sıkı bir bütünlüğü olmayan, birbirlerine gevşekçe bağlanmış, tablo ya da skeçlerden kurulu kimi eğlendirici, kimi de alaycı, taşlayıcı özellikte bir gösteri. revü, bir fransız türüdür. Belirtmek. Bir filmi gösterici yardımıyla görüntülük üzerine yansıtarak izlenmesini sağlamak; gösterimi gerçekleştirmek. Gösterilmek. Bir film üzerindeki resimlerin gösterici yardımıyla görüntülüğe yansıtılarak görüntülerin oluşturulması. bu yolla, filmin tümünün ya da bir bölümünün izlenmesinin sağlanması. bir sinemanın belli bir izlencesinin yer aldığı ve belirli bir saatten başlayıp yine belirli bir saatte sona eren çalışması. Sergileme.

Veil antonyms : demystify.

Veil ingilizce tanımı, definition of Veil

Veil kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A cover. Esp., a screen, usually of gauze, crape, or similar diaphnous material, to hide or protect the face. A curtain. To cover with a veil. To throw a veil over. Something hung up, or spread out, to intercept the view, and hide an object.