Nettler türkçesi Nettler nedir

  • ile yakalamak.
  • Kar etmek.
  • Şebeke.
  • Sinirlendiren şey.
  • Ağ.
  • Öfkelendiren şey veya kimse.
  • Tuzağa düşürmek.
  • Sokan hayvan.
  • File.
  • Tuzak.
  • Tül.
  • Ağ yapmak.
  • Kazanmak.
  • Kızdıran kimse.

Nettler ingilizcede ne demek, Nettler nerede nasıl kullanılır?

Nettlerash : Kurdeşen. Ürtiker.

Nettlers : File. Kar etmek. Tül. Tuzağa düşürmek. Sokan hayvan. Sinirlendiren şey. Ağ yapmak. Kazanmak. Şebeke. Öfkelendiren şey veya kimse.

Nettle cloth : Amerikanbezi. Amerikan bezi.

Nettle family : Yaprakları almaşlı ya da karşılıklı dizilişte, gövde ve yapraklarında yakıcı tüyler taşıyan, çiçekleri tek ya da iki eşeyli olan, ovaryum üst durumlu, aken ya da eriksi tipi meyveleri olan, ülkemizde iki cins ve dokuz türle temsil edilen, bir ya da çok yıllık, otsu ya da çalımsı nadiren ağaç formundaki bitkiler. Isırgan otugiller.

Nettle rash : Kurdeşen. Ürtiker.

Deadnettle : Ballıbaba. Ballıbabagiller (labiatae) familyasından, bir ya da çok yıllık, otsu, beyaz, kırmızı ya da mor çiçekli, lamium cinsi türlerine verilen genel ad.

Stinging nettle : Isırgan otu. Isırganotu.

Nettles : Isırgan. Ballıbaba. Sinirlendirmek. Isırganotu. Isırgan gibi batmak. Kıl etmek. Kızdırmak. Öfkelendirmek. Sinir etmek.

Dead nettle : Isırgan otu. Ballıbabagiller. Ballıbaba. Gövdeleri dört köşeli, yaprakları basit ya da parçalı, karşılıklı ya da dairesel dizilişli, güzel kokan, çoğu türleri uçucu ve aromatik yağ içermelerinden dolayı farmakoloji ve parfümeri sanayiinde, bazı türleri de baharat olarak kullanılan, ülkemizde 750 kadar türle temsil edilen, bir, iki ya da çok yıllık, otsu ya da çalımsı bitkiler.

 

Nettled : Sinirlendirilmiş. Rahatsız edilmiş. Rahatsız olmuş. Hoşgörüsüz veya öfkeli hale getirilmiş. Öfkeli. Huysuz. Sinirlenmiş. Tedirgin.

İngilizce Nettler Türkçe anlamı, Nettler eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Nettler ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Enmeshing : Ağa düşürmek. Ağa düşürme.

Colluded : Dolap çevirmek (argo terim). Dolandırma amacıyla üçüncü bir şahısla gizli anlaşma yapmak. Göz yummak. Tezgah hazırlamak. Dolap çevirmek. Gizlice anlaşmak. İştirak etmek.

Tulles : İpek bürümcük.

Enmesh : Ağa düşürmek.

Gin : Cin. Maçuna. Ardıç rakısı. Kapan. Cin içki. Kapana kıstırmak. Çırçır makinesi. Asil yerli kadın (avustralya ingilizcesi).

Net : Işığın önüne konan ince kumaş ya da tülden yarı saydam yayındırıcı. Değişik su ürünlerinin takılarak, dolanarak ve hareketli bir torbada toplanarak avlanması amaçlarına yönelik olarak tasarlanan ve donatılan, göze büyüklüğüne bağlı olarak objenin bir kısmını geçiren, bir kısmını sıkıştıran veya geçmesini engelleyen, gözelerden oluşan, çeşitli biçim ve büyüklükte olan bir yüzey yapıtı. Çoğu kez düşçül oyunlarda, sahnedeki görüntüye uçuculuk, gerçek dışı, düşsel ya da anısal bir hava vermek ereğiyle kullanılan tül perde. Tenis, bilgisayar, masa tenisi, sinema, televizyon, ekonomi, tiyatro, voleybol alanlarında kullanılır. Katkısız. Oyun alanını ortadan ikiye bölen ve ortasında yerden yüksekliği 91 cm. olan ipten kafes örgü. Katkısız ağırlık. katkısız ödeme. ele geçen. Masatopu oyununda alanı iki eşit bölüme ayıran, uzunluğu 1.83 m., üst kenarının masa yüzeyinden yüksekliği 15,5 cm. olan ipten kafes örgü. Arıtımlı.

 

Dragnet : Polis kuşatması. Dip tarama ağı. Küçük balıkları yakalamak için kullanılan bir ağ. Trol ağı. Sualtı tarama ağı. Çakar. Gırgır.

Ambushing : Pusuda beklemek. Pusuya yerleştirmek. Pusuya yatmak. Tuzak kurmak. Pusuya düşürmek. Pusu. Pusu kurmak.

Line : Satır. Tarayıcı elektron demetinin yatay tarama sırasında soldan sağa bir gidişinde oluşturduğu çizgi. Astar kaplamak. Sahne yukarısındaki palangalar yoluyla sarkıtılıp çekilebilen, genellikle çelikten yapılmış halat. Sürütme oltaları. Astarlamak. Askı halatı. Çizmek. İki uzak nokta arasında veri iletişim ortamı sağlayan herhangi bir bağlantı. Oyun alanını bölen, sınırlayan ve belirleyen boyadan şeritlere verilen ad.

Ps : Postskript. Not. Ek. Bir dökümana eklenen ilave belge. Bitmiş bir mektuba yapılan ek. Bir kitaba ek. Polis çavusu.

Nettler synonyms : encyclical letter, personal letter, dead mail, open letter, fan letter, crank letter, improved, airmail letter, network, string bag, netting, do well out of, achieved, gain, hask, ambush, fishnets, ambuscade, bunt, teasers, aerogram, stinger, tenia, gridiron, gang, stingers, document, bunts, colluding, birdlime, amended, taenia, encyclical.

Nettler zıt anlamlı kelimeler, Nettler kelime anlamı

Worse : Daha çok. Daha kötü. Daha kötüsü. Beter. Daha da kötüsü. Daha kötü şey. Kötü. Daha fena. Beteri. Daha hasta.

Nettler ingilizce tanımı, definition of Nettler

Nettler kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who nettles.