Grifted türkçesi Grifted nedir

  • Yalan beyan ile elde edilmiş.
  • Hile ile alınmış.
  • Dolandırma ile elde edilmiş.

Grifted ingilizcede ne demek, Grifted nerede nasıl kullanılır?

Grifter : Dolandırıcı. Açıkgöz ve dolandırıcı adam. Açıkgöz. Üçkağıtçı. Tokatçı.

Grifters : Açıkgöz. Tokatçı. Dolandırıcı. Üçkağıtçı.

Grift : Dolandırıcılık. Sahtekarlık. Dolandırma.

Grifting : Sahtekarlık. Dolandırma. Dolandırıcılık.

Grifts : Dolandırma. Sahtekarlık. Dolandırıcılık.

Griffe : Farklı ırklardan ebeveynleri olan çocuk. Kolon ayağındaki süslemeler (mimarlık). Farklı ırklardan ebeveynlerin çocuğu. Kolonların kaidelerindeki süslemeler. Siyah ve melez kişilerden veya siyah ve kızılderili kişilerden doğan çocuk. Evlat edinilmiş çocuk. Zenci ve kızılderili ebeveynlerden olan çocuk.

D w griffith : Amerikalı bir film yönetmeni. 1915 yapımı birth of a nation (bir ulusun doğuşu) adlı filminin yönetmeni. United artists şirketi'nin eş kurucularından. David wark griffith (1875-1948).

Griff : Bilgi. Grif. Haber.

Griffon : Kızıl akbaba. Kısa ve sert kıllı bir köpek. Grifon. Mitolojik ejderha.

Griffin : Hindistan'a yeni gelmiş avrupalı. Georgia eyaletinde şehir. Mitolojik ejderha. Kızıl akbaba. Bilgi. Kartal başlı aslan gövdeli ejderha. Haber. İndiana eyaletinde yerleşim yeri.

 

İngilizce Grifted Türkçe anlamı, Grifted eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Grifted ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Given : Doğuştan olan. Eğilimli. Bakılırsa. Verilen. Belirlenmiş. Belirli. Göz önünde tutulursa. Verili. Düşkün. Müptela.

Upraised : Kaldırmak. Havaya kaldırmak. Yukarıya kaldırmak.

Acknowledged : Tanınmak. Usulü dairesinde. Tanınmış. Kabul edilen. Muteber. Musaddak. Tanınan. Tasdik edilmiş.

Raised : Mayalanmış. Kabartma. Yükseltilmiş. Çıkıntılı. Zamlı. Yükselmiş. Mayalı. Kalkık. Kabarık.

Grifted zıt anlamlı kelimeler, Grifted kelime anlamı

Unacknowledged : Cevaplanmamış. Onaylanmamış. Kabul edilmemiş. Cevap verilmemiş. Kaynağı belirtilmemiş.

Lowered : Alçaltılmış. İnik. İndirmek. Küçük düşürmek. Küçültmek. Alçaltmak. Karartmak. Düşürmek. Somurtmak. Surat asmak.