Grifts türkçesi Grifts nedir

Grifts ingilizcede ne demek, Grifts nerede nasıl kullanılır?

Grift : Sahtekarlık. Dolandırma. Dolandırıcılık.

Grifted : Hile ile alınmış. Yalan beyan ile elde edilmiş. Dolandırma ile elde edilmiş.

Grifter : Açıkgöz. Dolandırıcı. Tokatçı. Üçkağıtçı. Açıkgöz ve dolandırıcı adam.

Grifters : Tokatçı. Üçkağıtçı. Dolandırıcı. Açıkgöz.

Grifting : Dolandırıcılık. Sahtekarlık. Dolandırma.

Clostridium nigrificans : Clostridium nigrificans. Desulfotomaculum nigrificans.

Griffe : Siyah ve melez kişilerden veya siyah ve kızılderili kişilerden doğan çocuk. Zenci ve kızılderili ebeveynlerden olan çocuk. Kolonların kaidelerindeki süslemeler. Evlat edinilmiş çocuk. Farklı ırklardan ebeveynlerin çocuğu. Farklı ırklardan ebeveynleri olan çocuk. Kolon ayağındaki süslemeler (mimarlık).

Griffons : Kızıl akbaba. Mitolojik ejderha. Grifon. Kısa ve sert kıllı bir köpek.

Griffin : Kızıl akbaba. Hindistan'a yeni gelmiş avrupalı. Haber. İndiana eyaletinde yerleşim yeri. Georgia eyaletinde şehir. Bilgi. Kartal başlı aslan gövdeli ejderha. Mitolojik ejderha.

Griffon : Kızıl akbaba. Mitolojik ejderha. Kısa ve sert kıllı bir köpek. Grifon.

İngilizce Grifts Türkçe anlamı, Grifts eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Grifts ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Move : Taşıma. Bilgisayar, bilişim, uzay alanlarında kullanılır. Veriyi ana bellekte bir yerden başka bir yere aktarma. Hamle. Hareket etmek. Oynatmak. Taşınmak. Taşımak. Kıpırdamak. Tahrik etmek.

Defrauding : Dolandırmak. Hile yapmak. Aldatmak. Hile yapma. Elinden almak. Hakkını yemek. Sahtekarlık yapmak. Gadretmek.

Circumventions : Atlatıp kurtulma. Desise. Atlatma. Hile. Aldatma. Hilecilik. Tuzağa düşürme. Kanunun boşluklarından yararlanma. Önleme.

Travel : Yol almak. Gezmek. İşlemek. Gezi. Seyahat. Yolculuk. Yolculuk yapmak. Yolculuk etmek. Kaçmak. Dolaşmak.

Bunko : Düzenbazlık. Alavere dalavere. Güveni suistimal suçu. Dolandırıcılık oyunu. Bir kimseyi güveninden yararlanarak dolandırma. Sahtekar. Hilekar. Kazıklama. Üçkağıtçı (kağıt oyunlarında).

Be adrift : Akıntıyla sürüklenmek.

Bestowment : Verme işi. Bahşetme. Verme. Bağış. Bahşedilen hediye.

Portion : Miktar. Parça. Bölüm. Bir tabak yemek. Cüz. Ayırmak. Kısım. Paylaştırmak. Parsellemek. Miras hissesi.

Dodgery : Kandırma. Aldatma. Hilekarlık. Ustalık.

Hustle and bustle : Hay huy. Koşuşturma. İtip kakma. Harala gürele. Yoğun faaliyet. Hareketlilik. İtiş kakış. İtişme.

Grifts synonyms : freebie, locomote, circumvention, present, bestowal, donation, prize, fakery, defraudment, waft, grift, gift horse, freebee, blow, dowery, financial aid, legacy, float, largess, acquisition, defraudation, dolus, defrauds, counterfeiting, bunkoing, defraud, lagniappe, fakeries, stream, duperies, tide, bride price, bunco game.

Grifts zıt anlamlı kelimeler, Grifts kelime anlamı

Stay in place : Yerinde kalmak.