Groovers türkçesi Groovers nedir

  • Oyuk açıcı.
  • Derz malası.

Groovers ingilizcede ne demek, Groovers nerede nasıl kullanılır?

Groover : Oyuk açıcı. Derz malası.

Tongue and groove joint : Lamba ve zıvana. Zıvana lambalı geçme. Çıtalı geçme. Dil ve oyuklu bağlantı. Lamba-zıvanalı geçme.

Blank groove : Boş oluk. Boş yiv.

Get into a groove : Geleneklere bağlı kalmak. Bellemek.

Key groove : Kama oluğu. Anahtar oluğu. Kama yuvası.

Grooved : Lambalı. Kinişli. Oluklu. Yivli.

Neural groove : Sinirsel oluk. Nöral safihanın iki taraftan katlanması ile oluşan ve daha sonra katlanmaların birleşmesiyle nöral boruyu oluşturacak olan oluk. Nöral oluk.

Grooves : Oluk. Yivler. Saban izi. Yiv. Çizgi. Boğaz. Adet. Gelenek. Mükemmel şey. Harika şey.

Lead out groove : Çıkış yivi.

Pulley groove : Halatın hareket ettiği palangadaki oyuk yol. Palanga yatağı.

İngilizce Groovers Türkçe anlamı, Groovers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Groovers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Imprint : Yayıncı. Basmak (damga veya mühür). Kafasına sokmak. Zihnine sokmak. Marka. Damgalamak. Baskı ve yayınevi özelliklerini basmak. Damga basmak. Yayınevi adı. Kondurmak.

Depression : Coğrafya, iktisat, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Çöküntü. Kasvet. Çukur. Sensomotorik duyarlılığın azalmasının en hafif biçimi, ruhsal veya bedensel düşkünlük durumu, genel davranışların hafif derecede azalması, sensomotorik duyarlılığın azalması. Çökme. Durgunluk. Çoğunluğa ilişkin satın alma gücünün durması, satış değerlerinin düşmesi, çalışma gücünün azalması gibi nedenlerle oluşan tecimsel sıkıntı. Ilıman enlemlerde görülen alçak basınçlı hava döngüsü. İktisadi dalgalanmanın daralma aşamasında büyüme oranında meydana gelen sürekli ve alışılmamış düzeyde düşüşle birlikte yüksek işsizlik oranlarının yaşandığı iktisadi bunalım durumu. krş. patlama.

 

Established : Belirlenmiş. Yerleşmiş. Oturmuş. Varolan. Kurulmuş. Kurulu. Resmileşmiş. Sabit. Müesses. Yerleşik.

Jointers : Uzun planya (marangozluk). Geçme planyası. Tuğla işinde çimento veya harç derz yapmak için kullanılan alet (inşaat). Taşları birlikte tutmak için kullanılan bükülmüş demir çubuk. Tahta kenarlarının birleştirme yerlerini oluşturmak için kullanılan el aleti. Planya. Birleştirici.

Rut : Azmak. Çiftleşmek. Kızışmak. Cinsel azgınlık. Tekerlek izi. Tekerleklerle iz yapmak. Kızgınlık. Azgınlık dönemi. Cinsel kızgınlık. Rutin.

Impression : Baskı. İzlenim. İz. Belirti. Taklit. Basım. Damga. Fikir. Kanı. Tabetme.

Flute : Fitil. Farbala. Flüt ile seslendirmek. Flütçü. Yiv. Pli. Flüt çalmak. Flüt. Pli yapmak. Oluk.

Rabbet : Birbirine geçirmek. Aşoz. Oluk açmak. Oluk. Can yuvası. Yiv açmak. Lambalı geçme (kapı). Lamba yivi açmak. Zıvana. Yiv.

Channel : Alıcı oluğu. Arna. Bilgisayar, sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır. Arna açmak. Yönlendirmek. Maceraya sevk etmek. Çevirmek. Kanala dökmek. Hat. Alıcı ile bunun bağlı olduğu öbür aygıtların oluşturduğu bütün. alıcıdan bu aygıtlara uzanan yol.

 

Groovers synonyms : well grooved, groover, jointer, fluting, quirk, edgers, washout, stria, constituted, track, dado, rebate, edger, striation.

Groovers zıt anlamlı kelimeler, Groovers kelime anlamı

Unestablished : Kurulmamış. Yerleştirilmemiş. Oluşturulmamış.