Neural groove türkçesi Neural groove nedir

  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Nöral safihanın iki taraftan katlanması ile oluşan ve daha sonra katlanmaların birleşmesiyle nöral boruyu oluşturacak olan oluk.
  • Sinirsel oluk.
  • Nöral oluk.

Neural groove ingilizcede ne demek, Neural groove nerede nasıl kullanılır?

Neural : Sinirle ilgili. Sinire ait. Sinirlere ait. Sinir. Asabi. Sinirsel. Nöral.

Groove : Mükemmel şey. Ay yüzeyinde görülen uzun yarıklardan her biri. Çizmek. Saban izi. Gelenek. Harika şey. Uğraşmak. Plağın çizgileri. Çizgi. Alışkanlık edinilmiş yaşam biçimi.

Neural blockage : Sinir iletisinin kesilmesi. Sinir blokajı. Anestezik madde enjeksiyonuyla sinirsel iletimi ortadan kaldırma, sinir blokajı.

Neural canal : Balıkların omurgasında sinirlerin geçtiği kanal. Nöral kanal.

Neural computer : Nöral bilgisayar.

Neural conduction : Sinir dokusu. Nöral iletim.

İngilizce Neural groove Türkçe anlamı, Neural groove eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Neural groove ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.

Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.

 

A cells : Alfa hücreleri. A hücresi. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Abiotic environment : Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik ortam. Cansız çevre. Abiyotik çevre.

Aardvark : Karınca yiyen. Yerdomuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Borudişli. Yer domuzu.

A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.

Aardwolf : Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Yeleli sırtlan. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür.

 

Acacia : Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Mimoza. Akasya. Akasya sakızı. Salkım ağacı. Arap zamkı.

Abductor muscle : Uzaklaştırıcı kas. Abdüktör kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas.

A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

Neural groove synonyms : aardvarks, abiotic factor, abo blood groups system, a site, abramis zone, a protein.