Grossness türkçesi Grossness nedir

Grossness ingilizcede ne demek, Grossness nerede nasıl kullanılır?

Grossnegligence : Büyük gaflet.

Gross amount : Brüt miktar. Katkılı tutar. Toplam tutar. Toplam miktar. Gayrisafi miktar. Brüt tutar.

Gross anatomy : Makroskopik anatomi. Çıplak gözle görülebilen vücut yapıları bilimi.

Gross average : Büyük avarya. Malın, geminin ve donatımın uğrayacağı dokuncaları önlemek ya da karşılamak amacıyla yapılan giderler. karaya oturmuş bir gemiyi yüzdürebilmek için denize atılması zorunlu olan nesnelerin değerlerini kapsayan ödence. Genel ödence.

Gross barter terms of trade : Gayrisafi değişim ticaret haddi. Belirli bir dönemde gerçekleştirilen dışsatım miktarı karşılığında ne kadar dışalım yapıldığını gösteren ve dışsatım miktar dizininin dışalım miktar dizinine bölünmesiyle hesaplanan oran. Dışalım miktar dizininin dışsatım miktar dizinine oranı biçimde hesaplanan ve belli bir miktardaki dışsatım karşılığında ne kadar dışalım yapılabildiği gösteren mal ticaret hadlerinin bir türü. Gayrisafi ticaret hadleri. Gayri safi değişim ticaret hadleri. Gayrisafi değişim ticaret hadleri.

Gross development rate : Brüt kalkınma hızı. Bir ekonomide genellikle bir yıl olmak üzere belli bir dönemde gerçekleşen büyüme hızı veya artışı.

 

Gross domestic product at producers prices : Üretici fiyatlarıyla hesaplanan gayrisafi yurtiçi hasıla. krş. gayrisafi yurtiçi hasıla, üretici fiyatı. Faktör fiyatlarıyla gayrisafi yurtiçi hasıla.

Gross domestic product at factor prices : Faktör fiyatlarıyla gayrisafi yurtiçi hasıla. Üretici fiyatlarıyla hesaplanan gayrisafi yurtiçi hasıla. krş. gayrisafi yurtiçi hasıla, üretici fiyatı.

Gross domestic expenditure : Gayrisafi yurtiçi harcamalar. Bir ekonomide genellikle bir yıl olmak üzere belli bir dönemde yapılan tüketim, yatırım ve hükümet harcamalarına dışsatım-dışalım harcama farkının eklenmesiyle bulunan milli gelir büyüklüğü.

Gross domestic income : Gayrisafi yurtiçi gelir. Net yurtiçi gelire yıpranmaların eklenmesiyle bulunan ve gayrisafi yurtiçi hasıla ile özdeş olan milli gelir büyüklüğü. krş. safi yurtiçi gelir, gayrisafi yurtiçi hasıla.

İngilizce Grossness Türkçe anlamı, Grossness eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Grossness ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Frightfulness : Dehşet. Korkunçluk.

Corruptness : Bayağılık. Ahlaksızlık. Yiyicilik. Bozulmuşluk. Yozlaşmışlık. Ayartma. Çöküş. Sahtekarlık. Vicdansızlık.

Adiposeness : Yağlılık.

Damnableness : Lanetlikik. Sıkıcılık. Lanetli olma. Nefret edilen olma. Lanetlenmeye layık olma. Tiksindirici olma. Lanetlilik.

Bad manners : Edepsizlik.

Commonness : Bayağılık. Adilik. Çokluk. Bol bulunma. Sıradanlık.

Bruskness : Hırtlık. Nezaketsizlik. Tatsızlık.

 

Despicableness : Alçakça olma durumu. Menfurluk. Alçaklık. Aşağılık olma durumu. Aşağılık.

Abruptness : Terslik. Kısa ve ters oluş. Sarplık. Diklik. Tutarsızlık. Anilik. Acele. Sertlik.

Grossness synonyms : being overweight, ill breeding, fullness, adiposity, atrociousness, corpulency, bestiality, fulsomeness, enormities, bearishness, barbarousness, hoydenism, obnoxiousness, chubbiness, barbarities, vulgarity, brusqueness, asperity, bloatedness, fatness, coarseness, asperities, gaucheries, abominableness, enormity, immodesty, aversiveness, embonpoint, distastefulness, artlessness, frightful, vulgarism, fattiness.

Grossness zıt anlamlı kelimeler, Grossness kelime anlamı

Elegance : İncelik. Zerafet. Zarafet. Zariflik. Güzellik. Şıklık.

Grossness ingilizce tanımı, definition of Grossness

Grossness kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Coarseness. Corpulence. Shamefulness. The state or quality of being gross. Thickness.