Gross domestic expenditure türkçesi Gross domestic expenditure nedir

  • Gayrisafi yurtiçi harcamalar.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Bir ekonomide genellikle bir yıl olmak üzere belli bir dönemde yapılan tüketim, yatırım ve hükümet harcamalarına dışsatım-dışalım harcama farkının eklenmesiyle bulunan milli gelir büyüklüğü.

Gross domestic expenditure ingilizcede ne demek, Gross domestic expenditure nerede nasıl kullanılır?

Gross : Bütünlük. Şişman. Sıkı. Yoğun. Bütün. İriyarı. Saldırgan. Ölçünleyici işlemlerle arıtılmamış olan. Kazanmak. Kocaman.

Domestic : İnsanın manevi varlığını oluşturan irade. İç. Evine bağlı. Ailevi. Eve ait. Temizlikçi. Yurt içi. Aile. Ev. Evcil.

Expenditure : Satın alınan bir mal karşılığı ödenen para. bir değer elde etmek için malı devretmek, gelecekte sağlanacak değerler karşılığı yapılan harcamalar. Sarf. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Harç. Harcama. Masraf. Tüketme. Maliyet. Tüketim. Gider.

Gross domestic income : Net yurtiçi gelire yıpranmaların eklenmesiyle bulunan ve gayrisafi yurtiçi hasıla ile özdeş olan milli gelir büyüklüğü. krş. safi yurtiçi gelir, gayrisafi yurtiçi hasıla. Gayrisafi yurtiçi gelir.

Gross domestic product : Gayri safi yurtiçi hasıla. Gayri safi yurt içi hasıla. Genellikle bir yıl olmak üzere belli bir dönemde, bir ülkenin coğrafi sınırları içerisinde üretilen tüm sonul mal ve hizmetlerin piyasa değeri. krş. gayrisafi milli hasıla, safi yurtiçi hasıla, yurtiçi gelir, gayrisafi yurtiçi gelir. Bir ekonomide üretilen tüm malların ve hizmetlerin değeri. Gsyih. Gayrisafi yurtiçi hasıla. Gayrisafi yurt içi hasıla.

 

Gross domestic product deflator : Cari yıl fiyatlarıyla gayrisafi yurtiçi hasılanın (cari fiyatlarla gsyih) temel alınan bir yılın fiyatlarıyla gayrisafi yurtiçi hasılaya (sabit fiyatlarla gsyih) bölünüp yüzle çarpılmasıyla hesaplanan dizin. Gayrisafi yurtiçi hasıla indirgeyicisi.

Gross domestic product at producers prices : Faktör fiyatlarıyla gayrisafi yurtiçi hasıla. Üretici fiyatlarıyla hesaplanan gayrisafi yurtiçi hasıla. krş. gayrisafi yurtiçi hasıla, üretici fiyatı.

Domestic expenditure : Yurtiçi harcama.

Gross domestic product at factor prices : Faktör fiyatlarıyla gayrisafi yurtiçi hasıla. Üretici fiyatlarıyla hesaplanan gayrisafi yurtiçi hasıla. krş. gayrisafi yurtiçi hasıla, üretici fiyatı.

Potential gross domestic product : Doğal gayrisafi yurtiçi hasıla. Bir ülkenin coğrafi sınırları içerisindeki yerli ve yabancı bütün üretim faktörlerinin tam işlendirme düzeyinde (doğal oranlarında) kullanılmaları durumunda ekonominin gerçekleştirebileceği reel gayrisafi yurtiçi hasıla. krş. gayrisafi yurtiçi hasıla.

İngilizce Gross domestic expenditure Türkçe anlamı, Gross domestic expenditure eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Gross domestic expenditure ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

 

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.

A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu ortaklığı. A tipi yatırım fonu. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu.

Gross domestic expenditure synonyms : gde, ability to pay principle, a change in demand, a change in supply, abnormal budget expenditures, a group shares, ability rent, a shift in individual demand.