Gross domestic income türkçesi Gross domestic income nedir

  • Net yurtiçi gelire yıpranmaların eklenmesiyle bulunan ve gayrisafi yurtiçi hasıla ile özdeş olan milli gelir büyüklüğü. krş. safi yurtiçi gelir, gayrisafi yurtiçi hasıla.
  • Gayrisafi yurtiçi gelir.
  • İktisat alanında kullanılır.

Gross domestic income ingilizcede ne demek, Gross domestic income nerede nasıl kullanılır?

Gross : Oniki düzinelik türküm. Yoğun. Brüt. Gayri safi (miktar veya ağırlık). 144'lük grup. Hantal. Katkılı. Toptan. Şişman. Grosa.

Domestic : Ev. İnsanın manevi varlığını oluşturan irade. Temizlikçi. Evine bağlı. Aile ile ilgili. Ehli. Evcil. Ailevi. Oyuk olan veya oyuk sayılabilen şeylerin boşluğu. Hizmetçi.

Income : Kazanç. Varidat. Bütçe. Üretim etkinliklerine katılan üretim faktörlerinin yaratılan hasıladan bölüşüm sonunda aldıkları pay. emek faktörünün işlendirilmesinden sağlanan maaş, ücret, bahşiş, prim; finansal araçlardan sağlanan faiz, kar payı gibi sermaye getirileri; taşınmaz ve topraktan sağlanan kira, rant; iş göremezlik, çocuk desteği; sağlık, işsizlik sigortası ve emeklilik gibi sosyal güvenlik kapsamındaki transfer ödemeleri ile şans oyunları vb. kaynaklardan elde edilen para miktarı. Vücuda giren gıda. Bk. gelir gelir getiren taşınmaz. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Rant. Gelir. Her tür hak ve işlerle taşınır ve durağan mallardan sağlanan yararlar. (aylık, ürem, kira, özel gelir vb. gibi).

 

Gross domestic expenditure : Gayrisafi yurtiçi harcamalar. Bir ekonomide genellikle bir yıl olmak üzere belli bir dönemde yapılan tüketim, yatırım ve hükümet harcamalarına dışsatım-dışalım harcama farkının eklenmesiyle bulunan milli gelir büyüklüğü.

Gross domestic product : Gayri safi yurt içi hasıla. Bir ekonomide üretilen tüm malların ve hizmetlerin değeri. Gayrisafi yurt içi hasıla. Gsyih. Gayrisafi yurtiçi hasıla. Gayri safi yurtiçi hasıla. Genellikle bir yıl olmak üzere belli bir dönemde, bir ülkenin coğrafi sınırları içerisinde üretilen tüm sonul mal ve hizmetlerin piyasa değeri. krş. gayrisafi milli hasıla, safi yurtiçi hasıla, yurtiçi gelir, gayrisafi yurtiçi gelir.

Potential gross domestic product : Bir ülkenin coğrafi sınırları içerisindeki yerli ve yabancı bütün üretim faktörlerinin tam işlendirme düzeyinde (doğal oranlarında) kullanılmaları durumunda ekonominin gerçekleştirebileceği reel gayrisafi yurtiçi hasıla. krş. gayrisafi yurtiçi hasıla. Doğal gayrisafi yurtiçi hasıla.

Net domestic income : Yurtiçi gelire dolaylı vergilerin eklenmesi ve sübvansiyonların çıkarılmasıyla ulaşılan, net yurtiçi hasıla ile özdeş olan milli gelir büyüklüğü. krş. safi yurtiçi hasıla. Safi yurtiçi gelir.

Gross domestic product at factor prices : Üretici fiyatlarıyla hesaplanan gayrisafi yurtiçi hasıla. krş. gayrisafi yurtiçi hasıla, üretici fiyatı. Faktör fiyatlarıyla gayrisafi yurtiçi hasıla.

Reel gross domestic product : Reel gayrisafi yurtiçi hasıla. Gayrisafi yurtiçi hasılanın yıllar itibariyle gerçek değerinde ortaya çıkan değişmeleri saptayabilmek amacıyla, cari yılda üretilen sonul mal ve hizmetlerin temel alınan yıl fiyatlarıyla hesaplanan değeri.

 

Gross domestic product deflator : Gayrisafi yurtiçi hasıla indirgeyicisi. Cari yıl fiyatlarıyla gayrisafi yurtiçi hasılanın (cari fiyatlarla gsyih) temel alınan bir yılın fiyatlarıyla gayrisafi yurtiçi hasılaya (sabit fiyatlarla gsyih) bölünüp yüzle çarpılmasıyla hesaplanan dizin.

İngilizce Gross domestic income Türkçe anlamı, Gross domestic income eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Gross domestic income ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.

A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.

Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.

Gross domestic income synonyms : ability rent, a change in demand, abnormal budget receipts, a type mutual funds, a change in supply, a change in individual demand, gdi.