Gross amount türkçesi Gross amount nedir

  • Katkılı tutar.
  • Brüt miktar.
  • Toplam miktar.
  • Gayrisafi miktar.
  • Brüt tutar.
  • Toplam tutar.

Gross amount ingilizcede ne demek, Gross amount nerede nasıl kullanılır?

Gross : On iki düzine. Bütün. Şişkin. Arıtmısız. Oniki düzinelik türküm. Bir nesnenin kesintisiz durumu. Bariz. Kaba. Sulu. Gayri safi (miktar veya ağırlık).

Amount : Etmek. Bir nesneler kümesinin sayısal sıklığı ya da büyüklüğü, bk. nitelik. Toplama ulaşmak. Önem. Nicelik. Değer. Olmak. Miktar. Varmak. Meblağ.

Gross anatomy : Makroskopik anatomi. Çıplak gözle görülebilen vücut yapıları bilimi.

Gross average : Malın, geminin ve donatımın uğrayacağı dokuncaları önlemek ya da karşılamak amacıyla yapılan giderler. karaya oturmuş bir gemiyi yüzdürebilmek için denize atılması zorunlu olan nesnelerin değerlerini kapsayan ödence. Genel ödence. Büyük avarya.

Gross barter terms of trade : Gayrisafi değişim ticaret haddi. Gayri safi değişim ticaret hadleri. Belirli bir dönemde gerçekleştirilen dışsatım miktarı karşılığında ne kadar dışalım yapıldığını gösteren ve dışsatım miktar dizininin dışalım miktar dizinine bölünmesiyle hesaplanan oran. Gayrisafi değişim ticaret hadleri. Dışalım miktar dizininin dışsatım miktar dizinine oranı biçimde hesaplanan ve belli bir miktardaki dışsatım karşılığında ne kadar dışalım yapılabildiği gösteren mal ticaret hadlerinin bir türü. Gayrisafi ticaret hadleri.

 

Gross calorific value : Üst ısıl değer. Üst kalorilik değer. Brüt ısıtıcı değeri.

İngilizce Gross amount Türkçe anlamı, Gross amount eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Gross amount ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Grand total : Umumi yekun. Genel toplam. Gen top. Genel yekun.

Totality : Bütün. Külliyet. Bütünlük. Tutar. Toplam. Tam tutulma (astronomi terimi). Bütünsellik. Tümlük. Tamlık.

One hundred percent : Bütünüyle. 100%. Tamamen. Kesinlikle. Tüm miktar. Yüzde yüz.

Grandtotal : Son tutar. Toplam.

Total : Tahrip etmek. Bir toplama işleminin ürünü ya da tamsayım sonucu. Etmek (toplam). Tam. -in toplamı (belirli bir miktar) olmak. Toplamak. Etmek. Tüm. Tutar. Tümcül tiyatro.

Totalities : Bütünlük. Bütün. Tutar. Bütünsellik. Tam tutulma (astronomi terimi). Tüm. Toplam. Tümlük. Külliyet. Tamlık.

Aggregate amount : Toplanmış miktar.

Total sum : Toplam. Toplam yekün. Tüm nesnelerin bir arada hesaplandığındaki miktar.

Total amount : Umumi yekun. Toplam. Genel toplam. Tüm işlemlerin ayrıntılı değerlerini kapsayan toplam. Toplam bedel. Tutar.