Group disintegration türkçesi Group disintegration nedir

  • Bir toplumsal kümenin üyeleri arasındaki çatışmanın ya da üyelerde küme ile özdeşleşme duygusu bulunmamasının, o kümede birliğin ve yapının parçalanmasına yol açması.
  • Küme çözülmesi.
  • Sosyoloji alanında kullanılır.

Group disintegration ingilizcede ne demek, Group disintegration nerede nasıl kullanılır?

Group : Türkümlere ayırmak. Eğitim, fizik, kimya, gramer, iktisat, jeoloji alanlarında kullanılır. Türkümlemek. Belli kayaç özellikleri olan, iki ya da daha çok sayıda komşu oluşuklar topluluğundan ortaya çıkmış, bir kayaç katman birimi. Gruplandırmak. Bir sınıf veya bu sınıf içindeki bir grup. Öbek. Gruplaşmak. Bir çarpım işlemi altında kapalı kalıp her öğesinin evriğini içeren, birim işlerli öğeler kümesi. Gruplaştırmak.

Disintegration : Fizik, veterinerlik, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Çözülme. Bir öğecik çekirdeğinin kendiliğinden ya da çarpışma ile edindiği ışımetkinlik sonucu, bir ya da birden fazla parçacık ya da ışılcık salarak parçalanması. Ayrılma. Bozunum. Ayrıklaşma. Dağılma. Ağız yoluyla alınan katı ilaç şekillerinin ufak taneciklere parçalanması işlemi. Ufalanma. Ayrışma.

Group accent : Öbek vurgusu.

Group acceptance : Bir toplumsal kümede üyelerden herhangi birini öbür üyelerin benimseyip benimsemediklerini gösteren ve böylece o üyenin küme içindeki yerini belirleyen küme tepkisi. Kümece benimsenme.

 

Group address : Grup adresi.

Group algebra : Öbek cebri. Grup cebri.

İngilizce Group disintegration Türkçe anlamı, Group disintegration eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Group disintegration ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Agression : Kişilerin, toplumsal kümelerin ya da toplumların, başka kişi, küme ya da toplumların doğal varlıklarını, eylemlerini ya da iyelikleri altındaki şeyleri, kendilerine çıkar sağlamak, onlara da zarar ya da acı vermek ve belli davranışlardan caydırmak amaçlarıyla denetim altına almaya girişmeleri. Saldırı.

Adaptive behavior : Uyumcu davranış. Uyumlayıcı davranış. Bireyin doğal ve toplumsal çevresinin gereklerine uyacak biçimde davranması. Adaptif davranış. Uyarlamacı davranış. Bireyin çevreyle uyum ilişkileri geliştirmesine yarayan ya da toplumsal düzgülere uygun düşen davranış.

Achievement motive : Amaç doğrultusunda engelleri ve güçlükleri aşma azim ve kararlılığı. Başarı güdüsü. Herhangi bir amacı gerçekleştirme güdüsü. Başarma güdüsü.

Acclimatation : Toplumsal kümelerin, dirimbilimsel bakımdan yeni bir ortamın iklim koşullarına uyum sağlaması süreci. İklimuyum.

Adjustment in marriage : Eşlerden her birinin öbürü ile birlikte uyumlu bir aile yaşamı oluşturup sürdürme yeterliği. Evlilikte uyum.

Age grade : Üyeleri, çoğunlukla da erkek üyeleri belli ve aşama-sırah yaş kümelerine ayrılan toplumlarda belli bir yaşa ulaşmış olan bireylerin oluşturduğu dirimbilimsel toplumsal katman. Yaş katmanı.

 

Aesthetical ideal : Belli bir kümenin, bir halkın kendine özgü sanatsal tasarımlarında yansıyan ve bireyin fiziksel, tinsel yeteneklerinin belli somut tarihsel koşullar altında gerçekleşebilecek özgür, tam ve her yönde uyumlu gelişmesine ilişkin olan ülkü. Güzelduyusal ülkü.

All round development of individual : Bireyde tinsel niteliklerin, aktöresel arılığın ve fiziksel yetkinliğin uyumlu gelişimi. Tümsel gelişim.

Aesthetic : Estetik. Nesnel toplumsal ilişkilerin bireyin uyumlu gelişimine, soyluyu ve alpı özgürce geliştirmesine, çirkin ve aşağılıkla savaşmasına... yardımcı olan ya da olmayan yanlarının duyusal belirişi. Bedii. Güzelduyu.

Abilities : Yetenekler. Güç. İktidar. Yeterlik. Kabiliyet. Yetenek. Beceri. Geniş anlamında, bireyin, davranışlarını düzenleyen, etkinliklerini koşullandıran ve dirimbilimsel-toplumsal olarak belirlenen özellikleri. dar anlamında, bireyi belli bir uğraşsal etkinliğe uygun kılan bir dizi ruhsal özellikleri.

Group disintegration synonyms : age distribution, alienation, agnation, acculturation, affection, age group.