Group feeling türkçesi Group feeling nedir

  • Asabiyet.
  • İşbirliği ya da dayanışma içinde bulunan kişilerin genellikle tutum ve davranışlarıyla kümedeki öbür üyelerin duygularının tam ya da bir ölçüde bilincinde olmaları.
  • Sosyoloji alanında kullanılır.
  • Grup duygusu.
  • Küme duygusu.

Group feeling ingilizcede ne demek, Group feeling nerede nasıl kullanılır?

Group : Öbek. Her öğenin tersini ve öteki öğelerle birleşkesini kapsayan aynı yapıdaki öğeler topluluğu. Deneyim ya da çözümleme için birtakım birey, nesne ya da gözlemlerden oluşan topluluk. bir okulda, bir derslikte öğrencilerin belli bir eğitim ya da öğretim amacıyla bir süre için oluşturdukları takım ya da öbeklere verilen ad. Gruplaştırmak. Bir çarpım işlemi altında kapalı kalıp her öğesinin evriğini içeren, birim işlerli öğeler kümesi. Gruplandırmak. Zümre. Sınıflandırmak. Gruplaşmak. Küme.

Feeling : Gibi gelme. Hassas. Kanı. His. Görüş. Duygusal. Kanaat. Bakış açısı. Duyu. Duyarlı.

Group accent : Öbek vurgusu.

Group acceptance : Bir toplumsal kümede üyelerden herhangi birini öbür üyelerin benimseyip benimsemediklerini gösteren ve böylece o üyenin küme içindeki yerini belirleyen küme tepkisi. Kümece benimsenme.

Group address : Grup adresi.

Group algebra : Grup cebri. Öbek cebri.

İngilizce Group feeling Türkçe anlamı, Group feeling eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Group feeling ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Acculturation : Çevresindeki kültürü kabullenme. Kültür etkileşimleri. Bir kültürün ya da bir kültür öğesinin başka bir kültüre girmesi sonucu her ikisinin de değişmeye uğraması süreci. Kültürlenme. Ekinsel yozlaşma. Bir toplumun ekinine, başka (özellikle daha gelişkin) toplum ya da toplumların ekininden kimi özdeksel ve tinsel öğelerin geçmesi ve o ekinin göreli bütünlüğünün bozularak tutarsızlaşması olayı ya da süreci. Kültürlenme ya da kültürel etkileşim. Kültürleşme. Kültürel uyum.

Adjustment in marriage : Eşlerden her birinin öbürü ile birlikte uyumlu bir aile yaşamı oluşturup sürdürme yeterliği. Evlilikte uyum.

Short fuse : Kısa fünye. Çabuk sinirlenme. Kolayca hoşnutsuz veya sabırsız olma eğilimi. Hızlı ruh hali.

Nervousness : Nervozism. Çekingenlik. Asabilik. Ürkeklik. Sinirlilik. Tedirginlik.

Pepperiness : Acılık. Asabilik. Baharatlılık.

Choler : Kızgınlık. Öfke. Safra. Öd. Antik fizyolojiye göre aşırı sinir ve asabiyete neden olduğu düşünülen dört etkenden biri.

Irritability : Sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Asabilik. İritabiliti. Canlı varlığın iç ve dış çevrenin dürtülerine anında ve aşırı ölçüde tepki gösterebilme özelliği. Hafif uyarılara karşı şiddetli cevap verme yeteneği. 2. uyarıya aşırı tepki göstermeyle belirgin durum. Duyarlılık. Titizlik. Sinirlilik. Aşırı uyarılırlık. Alınganlık.

Age grade : Üyeleri, çoğunlukla da erkek üyeleri belli ve aşama-sırah yaş kümelerine ayrılan toplumlarda belli bir yaşa ulaşmış olan bireylerin oluşturduğu dirimbilimsel toplumsal katman. Yaş katmanı.

 

Nervosity : Huzursuzluk. Sinirlilik. Nervozite. Ürkeklik.

Adaptive behavior : Uyarlamacı davranış. Adaptif davranış. Uyumlayıcı davranış. Bireyin çevreyle uyum ilişkileri geliştirmesine yarayan ya da toplumsal düzgülere uygun düşen davranış. Bireyin doğal ve toplumsal çevresinin gereklerine uyacak biçimde davranması. Uyumcu davranış.

Group feeling synonyms : abilities, short temper, agression, quick temper, partiality, irascibility, acclimatation, achievement motive, age group, aesthetic, cholers, agnation, nervosities, jumps, irritabilities, partialities, all round development of individual, alienation, affection, age distribution, aesthetical ideal.