Growing up türkçesi Growing up nedir

  • Büyüdü.
  • Olgunlaştı.
  • Yaşlandı.

Growing up ile ilgili cümleler

English: Our baby is growing up day by day.
Turkish: Bebeğimiz günden güne büyüyor.

English: Ali is growing up.
Turkish: Ali büyüyor.

English: I am growing up fast.
Turkish: Hızlı büyüyorum.

English: Ali is growing up too fast.
Turkish: Ali çok hızlı büyüyor.

English: Ali talked about growing up in Boston.
Turkish: Ali Boston'da büyüme hakkında konuştu.

Growing up ingilizcede ne demek, Growing up nerede nasıl kullanılır?

Growing : Gelişen. Büyüyen. Tarım. Gelişim. Artan. Gelişme. Giderek artan. Yetiştirme. Büyümekte olan. Büyüme.

Growing debt : Artan borç.

Growing fork : Kopyalamanın yapılabilmesi için dna’ nın iki ipliğinin birbirinden ayrıldığı ve her bir ipliğin kalıp görevi yaparak tamamlayıcı nükleotitlerin karşılarına yerleşmesi ile iki yeni ipliğin sentezlenmeye başladığı yer. büyüme çatalı. Replikasyon çatalı.

A bite and a sup : İki lokma yemek. İki yudum bir şey.

Aaup : American association of university professors (amerikan üniversite profesörleri derneği). Öncelikli olarak profesörlerin akademik özgürlüğünü korumaya kendini adamış amerikan kuruluşu.

İngilizce Growing up Türkçe anlamı, Growing up eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Growing up ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Has seen better days : Eskiden daha iyi koşuldaydı. Yıprandı. Daha iyi günler gördü.

Have seen better days : Daha iyi günler gördü. Eskiden daha iyi koşuldaydı. Yıprandı.

Growing up synonyms : grew up.