Grunts türkçesi Grunts nedir

  • Deniz piyadeleri.
  • Homurdanmak.
  • Oflayıp puflamak.
  • Sızlanmak.
  • Ceza evi büfesinde satılan ürünler.
  • Domuz gibi homurdanmak.

Grunts ile ilgili cümleler

English: The pig grunts.
Turkish: Domuz homurdanıyor.

Grunts ingilizcede ne demek, Grunts nerede nasıl kullanılır?

Grunt : Hırıltı. Homurtu. Domuz gibi ses çıkarmak. Hırıldamak. Hırlamak. Sızlanmak. Oflayıp puflamak. Böğürmek. Domuz gibi homurdanmak. Homurdanmak.

Grunted : Sızlanmak. Böğürmek. Hırlamak. Domuz gibi homurdanmak. Domuz gibi ses çıkarmak. Homurtu. Hırıltı. Oflayıp puflamak. Hırıldamak. Homurdanmak.

Grunter : Domuz.

Grunters : Domuz.

Grunting : Alçak ve boğuk. Hırıldayan. Mırıldanan. Domuz gibi homurdanma. Homurdanma.

Gruntles : Yatıştırmak. İyi hissettirmek. Mutlu etmek. Birinin neşesini yerine getirmek. Durmadan homurdanmak. Sakinleştirmek.

Gruntle : Durmadan homurdanmak. Yatıştırmak. İyi hissettirmek. Birinin neşesini yerine getirmek. Mutlu etmek. Sakinleştirmek.

Disgruntlement : Üzüntü. Memnuniyetsizlik. Hoşnutsuzluk. Dargınlık. Üzme.

Gruntling : İyi hissettirmek. Sakinleştirmek. Mutlu etmek. Yatıştırmak. Durmadan homurdanmak. Birinin neşesini yerine getirmek.

Gruntled : Yatıştırmak. Sakinleştirmek. Mutlu etmek. Birinin neşesini yerine getirmek. İyi hissettirmek. Durmadan homurdanmak.

 

İngilizce Grunts Türkçe anlamı, Grunts eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Grunts ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Chuntering : Homurdanma. Mırıldanmak (ingiliz kullanımı). Fısıldamal.

Refutation : Ret. Tekzip. Bir çıkarım ya da savın, bilinen belgeler yoluyla olgulara ve bilgilerimize uygun düşmediğini gösterme. Aksini ispatlama. Cerh. Red. Çürütme. Yalanlama.

Gnarls : Bükmek. Mırıldanmak. Boğum. Yumruluk. Bükülmüş ve düğümlü hale getirme. Söylenmek. Budak. Burmak. Yumru.

Utter : Dile getirmek. Basmak (çığlık). Sapına kadar. Açığa vurmak. Mutlak. Kesin. Telaffuz etmek. Basmak. Çıkarmak (inilti veya ses). Ses çıkarmak.

Complained : Dava açmak. Şikayet etmek. Şikayetçi olmak. Yakınmak. İhbar etmek. Ağlamak. Gık demek. Sızıldanmak. Dertlenmek.

Oinking : Domuz gibi ses çıkarmak. Domuz sesi. Ciyaklamak.

Chunter : Mırıldanmak (ingiliz kullanımı). Fısıldamal. Çenesi düşmek. Gevezelik yapmak. Susmak bilmemek.

Gnars : Söylenmek. Gürlemek.

Beefed : Yakınmak. Şıkayet etmek.

Information : Enformasyon. Bili. İlmi vukuf. Bir dizgenin, kendi durumunu bir im aracılığıyla başka bir dizgeye bildirmesinin nitel etkeni. renkli televizyonda, parlaklık ve renkliliği belirleyen radyoelektrik imlerin nitel etkeni. İddia. Doğanın nesne ve olayları üzerinde kuramsal ya da görgül yoldan öğrenilen şey. Şikayet. Bildirme. Bilgi. Bilgi edinme.

Grunts synonyms : oinked, gnarl, trail, grunt, gnar, oinks, sign, bemoaned, oink, gnarling, beef, find fault with, bemoans, probable cause, bellyaches, bellyache, bleats, falsification, cogent evidence, bemoaning, droned, grunted, bleat, blow like a grampus, track, drone, bumbles, bumbled, evidence, emit, beefs, symptom, let out.

 

Grunts zıt anlamlı kelimeler, Grunts kelime anlamı

Fat : Tombul. Yağ. Yağlı. Şişman. Besiye çekmek. Yağ asitleri ve gliserinden oluşan, 20°c'de katı olan, organik çözücülerde çözünen kimyasal madde. Katı yağ. Şişko. Yağ asitlerinin karışık yapılı alkollerle meydana getirdiği esterler. Semirtmek.

Forbid : Memnu kılmak. Yasak etmek. Haram etmek. Menetmek. Men etmek. Olanak vermemek. Engel olmak. Yasaklamak.

Deny : Yoksamak. Mahrum etmek. Kaçınmak. Nasip etmemek. Esirgemek. Yoksun bırakmak. Yadsımak. Yalanlamak. Tanımamak. Reddetmek.

Grunts antonyms : take.