Guanidine türkçesi Guanidine nedir
- Guaninin oksidasyonu ile oluşan ürün. paratiroit bezi ile düzenlenir.
- Guanidin.
- Sınai amaçlar için kullanılan kimyasal madde.
- Biyoloji alanında kullanılır.
Guanidine ingilizcede ne demek, Guanidine nerede nasıl kullanılır?
Hyperguanidinemia : Kanda guanidinin aşırı miktarda bulunması. Hiperguanidinemi.
Sulfaguanidine : Özellikle sindirim kanalı enfeksiyonlarının tedavisinde kullanılan ve büyük oranda dışkı yoluyla değişmemiş olarak atılan sülfonamid türevi. Sülfaguanidin.
Cyanoguanidin : Siyanoguanidin.
Biguanide : Biguanid.
Biguanide derivative : Biguanid türevi. Şeker hastalarında hiperglisemiyi azaltan ama hipoglisemi yapmayan bir ilaç türü.
Chloroguanide : Sıtmaya karşı ilaç olarak kullanılan kimyasal madde. Kloroguadin.
Guanine : Karaciğer ve pankreasta bulunan kimyasal madde. Guanin.
Chlorguanide : Sıtmaya karşı ilaç olarak kullanılan kimyasal madde.
Hypoxanthine guanine phospho ribosyltransferase : Hipoksantin-guanin fosforibozil transferaz. Pürinleri kurtarma yolunda görev alan, hipoksantinden inozin monofosfat, guaninden guanozin monofosfat oluşturan ve eksikliği ürik asidin aşırı üretimine neden olan transferaz sınıfından bir enzim, hgprt. Hgprt.
Guanin : Pulların altında bulunanı ışığın yansımasını sağlayan madde.
İngilizce Guanidine Türkçe anlamı, Guanidine eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Guanidine ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.
Aardvark : Yer domuzu. Yerdomuzu. Karınca yiyen. Borudişli. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür.
A cells : A hücresi. Alfa hücreleri. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.
Abiotic environment : Cansız çevre. Abiyotik çevre. Abiyotik ortam. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi.
Abramis zone : Abramis zonu. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Akarsuların durgun akan bölgeleri.
A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.
Abductor muscle : Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas. Abdüktör kas.
A protein : Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. A proteini.
Aardwolf : Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Yeleli sırtlan. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli.
Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.
Guanidine synonyms : quinidex, deoxyguanosine, antiarrhythmic medication, antiarrhythmic drug, antiarrhythmic, quinora, a site, aardvarks, abacus bodies, nucleoside, abo blood groups system, acacia, abambulacral area.
Guanidine ingilizce tanımı, definition of Guanidine
Guanidine kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A strongly alkaline base, CN3H5, formed by the oxidation of guanin, and also obtained combined with methyl in the decomposition of creatin. Boiled with dilute sulphuric acid, it yields urea and ammonia.

Bu kısımda Guanidine kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Guanidine ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Guanidine anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Guanidine ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.