Guilelessness türkçesi Guilelessness nedir

Guilelessness ingilizcede ne demek, Guilelessness nerede nasıl kullanılır?

Guileless : Art niyetsiz. Doğru. Riyasız. Dürüst. Saf. Samimi. Hilesiz. Sadedil.

Guilelessly : Dürüst bir şekilde. Masum bir şekilde. Saf bir şekilde. Samimiyetle. Dürüstçe.

İngilizce Guilelessness Türkçe anlamı, Guilelessness eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Guilelessness ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bona fide : Gerçekten. İyi niyetle. İyi niyet. Bona fide. Gerçek. Hakiki. İyi niyetli. İçten.

Accurateness : Doğruluk. Yanlışsızlık. Kesinlik. Titizlik. Tamlık. Kusursuzluk.

Innocent : Temiz kalpli. Günahsız. Saf. Saftrik. Azade. Kabahatsiz. Zararsız kimse. Masum. Zararsız.

Genuineness : Samimiyet. Hakikat. Gerçeklik. Özgünlük. Gerçek.

Chastity : İffet. İllet. Irz. Namus. Bekaret. Temizlik. Namusluluk. İsmet. Erdenlik.

Candor : Açık kalplilik. Açık sözlülük. Toksözlülük. İyi kalplilik. Açıkyüreklilik. Doğruluk. Tarafsızlık. Açıklık.

Unadulterated : Katışıksız. Arı. Katkısız. Tam. Sağ. Karıştırılmamış. Katıksız. Som. Saf.

Faithfulness : Vefa. Bağlılık duygusu. Doğruluk. Güvenilirlik. Sadakatlilik. İnanç. Bağlılık. Tamlık.

 

Correctitude : Münasip olma. Münasiplik. Uygun olma. Yakışık alma. Uygunluk. Doğruluk.

Candidness : Doğruluk. Açık yüreklilik. Önyargısız olma. Samimiyet. Açık ve içten olma. Bönlük. Açıklık. Asıl fikrini söyleme.

Guilelessness synonyms : familiarities, guileless, chastities, gullibility, evenness, sincerity, inculpableness, cleanness, blamelessness, credulousness, erectness, aboveboard, warm heartedness, by fair means, candors, immaculateness, fealties, artless, conversance, straightforward, above board, earnestness, cordiality, directness, genuine, cordialness, equity, frankness, candidnesses, intimacies, clean handedness, devoutness, fealty.

Guilelessness zıt anlamlı kelimeler, Guilelessness kelime anlamı

Guilt : Sorumluluk. Töhmet. Suçluluk duygusu. Cürüm. Suç. Suçluluk psikolojisi. Suçluluk. Kabahat. Günahkarlık. Utanç.