Gums türkçesi Gums nedir

  • Zamksı maddeler.
  • (diş kökü çevresindeki) diş eti.
  • Zamklar.
  • Gamlar.
  • Lastik ayakkabı.

Gums ile ilgili cümleler

English: Do your gums bleed?
Turkish: Diş etlerin kanar mı?

English: My gums bleed.
Turkish: Benim diş etlerim kanar.

English: My gums are bleeding.
Turkish: Diş etlerim kanıyor.

English: Your gums are in bad shape.
Turkish: Diş etleriniz kötü durumda.

English: My gums are swollen.
Turkish: Benim dişetleri şiş.

Gums ingilizcede ne demek, Gums nerede nasıl kullanılır?

Gumshoe : Casus. Kauçuk ayakkabı. Lastik ayakkabı. Ajan.

Gumshoes : Ajan. Lastik ayakkabı. Kauçuk ayakkabı. Casus. Spor ayakkabısı.

Begums : Begüm. Yüksek sınıftan olan müslüman kadın (çoğunlukla dul). Yüksek sınıftan müslüman kadın.

Degums : Zamkını gidermek. Zamkını çıkarmak. Serisini çözmek. Zamk gidermek.

Gum arabic : Arapzamkı. Akasya zamkı. Arap zamkı. Akasya sakızı. Arap sakızı. Gam arabik. Bazı akasya ağaçlarından elde edilen zamk.

Ammoniac gum : Amonyak zamkı.

Gum mastic : Sakız. Damla sakız. Mastika. Damla sakızı.

Up a gum tree : Kötü durumda. Çetrefilli. Güç durumda. Zor durumda.

Gum tree : Okaliptüs ağacı. Sakız ağacı. Okaliptüs. Sıtmaağacı. Reçineli ağaç (çamdan başka herhangi bir). Amber ağacı. Zamk ağacı.

 

Gum tragacanth : Kitre. Keven türlerinden elde edilen tragakanthin ve basorin’den oluşan, suyla karışık durumdaki yağları sübyeleştirmek ve çözünmeyen maddeleri süspansiyon halinde tutmak için ilaç yapımında kullanılan bir zamk çeşidi. Kestere. Kitre zamkı.

İngilizce Gums Türkçe anlamı, Gums eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Gums ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Rubber : Su geçirmez yapmak. Ovucu. Üç oyundan ikisini kazanma. Merakla bakınmak. Lastik. Perdah taşı. Silgi. Berabere kalınca kazananı belirlemek için oynanan oyun. Başlıca hevea cinsi türlerinin uzun izopren ve hidrokarbon polimerlerini içeren sütü. Prezervatif.

Confection : Hazır giyim. Hazırlama. Şekerleme. İmal. Şeker. Konfeksiyon. Karışım hazırlama. Şekerleme yapma. Bonbon.

Backbone : Şey. Metanet. Sağlam karakter. En büyük destek. Temel. Maneviyat. En önemli destek. Bilgisayar, biyoloji alanlarında kullanılır. Özül. Karakter kuvveti.

Chicle gum : Sakızımsı ciklet ham maddesi.

Bubble gum : Ciklet. Balonlu çiklet. Balonlu ciklet.

Sneakers : Hafif lastik ayakkabı. Spor ayakkabısı. Spor ayakkabı.

Grit : Mide taşları. Azim. Grit. Yüreklilik. Yiğitlik. Kum taşı. Dayanıklılık. Taşlıkta bulunan tahıl ve otların öğütülmesi için kanatlılar tarafından yenilen küçük taşlar ve kumlar. Metanet. Gıcırdamak.

Chicle : Sakız yapımında kullanılan bir reçine. Sakız.

Gumshoes : Kauçuk ayakkabı. Ajan. Spor ayakkabısı. Casus.

Gumption : Beceriklilik. Sağduyu. Cesaret. Girişkenlik. Sağduyu ve beceriklilik. Aklı selim. Pratiklik. Yüreklilik.

Gums synonyms : gum ball, moxie, fortitude, rubbers, sweet, gumshoe, chewing gum, sand.

Gums zıt anlamlı kelimeler, Gums kelime anlamı

Stay : Kalmak. Sürdürüp tamamlamak. Erteleme. İkamet etmek. Bırakmamak. Ertelemek. Sabitlemek. Geçiştirmek. Alıkoymak. Durmak.