Gunpoint türkçesi Gunpoint nedir

  • Namlu yönü.
  • Silah namlusu ucu veya hedefi.

Gunpoint ile ilgili cümleler

English: Ali was robbed at gunpoint.
Turkish: Ali silah zoruyla soyuldu.

English: Ali was forced to eat at gunpoint.
Turkish: Ali silah zoruyla yemek zorunda kaldı.

Gunpoint ingilizcede ne demek, Gunpoint nerede nasıl kullanılır?

At gunpoint : Silah zoruyla.

Gunpoints : Namlu yönü.

Gunpowder : Kara barut. Barut.

Knew the smell of gunpowder : Savaşa katıldı. Mücadelede yer aldı.

Gunpapers : Barut kağıdı.

Gunplays : Topçu ateşi. Topçu savaşı.

Gunplay : Topçu ateşi. Topçu savaşı.

İngilizce Gunpoint Türkçe anlamı, Gunpoint eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Gunpoint ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Muzzle : Burunluk (hayvan). Top veya tüfek ağzı. Ağızlık takmak. Top ağzı. Çanına ot tıkamak. Ağzını bağlamak. Ağızlık (köpek vb). Ağızlık (köpek). Burunsalık takmak. Ağızlık.

Point : Noktalamak. Punto. Çıkmak (çıban vb). Ferma yapmak (av köpeği). Uç. Uç vermek. Bitirmek. Göstermek. Tevcih etmek. Nokta.

Gunpoint synonyms : gun muzzle, gunpoints.