Gursak nedir, Gursak ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Kursak.

Mide.

Kalp.

Akıl.

Yemek borusu.

Kursak.

Teknik terim anlamı:

Boyunduruğun ortasına çakılan tahta parçası.

Kayıkta kürek geçirilen tahta çıkıntılar.

İnsan midesi. (Gedikli Şarkikaraağaç Isparta; Akbaş Güdül, Ankara).

Kuş midesi. (Yenice Gelendost Isparta).

Gursak kısaca anlamı, tanımı

Gurs : Kurs

Gursaklı : İşine düşkün, çalışkan.

Şarkikaraağaç : Isparta iline bağlı ilçelerden biri.

Yemek borusu : Besinleri ağızdan mideye ulaştıran, kasla çevrili, içi mukoza ile kaplı kanal. Yemek vaktini bildirmek için çalınan boru.

Geçirilen : Mefrûgün leh.

Gelendost : Isparta iline bağlı ilçelerden biri.

Gedikli : Gediği olan. Astsubay. Müdavim.

Isparta : Türkiye'nin Akdeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

Çıkıntı : Bir yüzeyde ileri doğru çıkan bölüm. Bir metni düzeltmek veya ona bir şey eklemek için satır dışına yazılan yazı, çıkma. Her şeye itiraz eden, huzursuzluk çıkaran (kimse). Kambur.

Kursak : Kuşların yemek borusu üzerinde bulunan, yiyeceklerin toplandığı torba biçiminde şişkin organ. Boğaz. Kuş kursağı şişirilip kurutularak yapılmış olan veya ona benzetilen şişkin şey. Böceklerin ve solucanların sindirim kanallarında bulunan, kuşların kursağına benzeyen yapı.

 

Ankara : Türkiye'nin İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri, Türkiye'nin başkenti.

Yenice : Oldukça yeni. (yeni'ce) Yakın günlerde. Çanakkale iline bağlı ilçelerden biri. Karabük iline bağlı ilçelerden biri.

Geçiri : Vaktini geçirerek.

Akbaş : Yazın kutup bölgelerinde yaşayan, kışın ılık kıyılara göçen, kısa ve ince gagalı, siyah bacaklı bir tür yabani kuş, deniz kazı (Bemicla).

Kayık : Kürek veya yelkenle yürütülen ufak tekne. Bir yana kaymış.

Şarki : Doğu'yla ilgili, Doğu'ya özgü olan.

Parça : Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan ya da artakalan şey. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime. Nesne. Tane. Güzel, alımlı kız veya kadın. Müzik eseri. Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül. Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz. Pasaj.

Tahta : Çeşitli işlerde kullanılmak üzere düz, enlice, uzun ve az kalın biçimde işlenmiş ağaç parçası. Bu ağaçtan yapılmış. Çimlenen tohumlar için bahçede hazırlanan uzun tarh. Bu malzemeden oluşmuş yüzey, döşeme, ağaç. Sebze bahçelerinde ayrılan küçük yer. Kara tahta.

Kürek : Toprak, kömür vb.ni bir yerden bir yere alıp atmaya, taşımaya yarayan ve yayvan bir bölümü, buna bağlı uzun bir sapı bulunan araç. Kürek cezası. Küçük deniz teknelerini yürütmeye yarayan, bir ucu yassı, uzun ağaç.

Yemek : Yemek yeme, karın doyurma işi. Kandırmak. Isırmak. Gücünü kırmak, perişan etmek, mahvetmek. Ağızda çiğneyerek yutmak. Harcamak, tüketmek, bitirmek. Aşındırmak, kemirmek, oymak, delmek. Harcanmak, kullanılmak, sarf edilmek. Birine alacağını vermemek, ödememek. Batmak, çizmek, kaşındırmak, dalamak. Yenmek için pişirilip hazırlanmış yiyecek, aş, taam, ekmek. Günün belli saatlerinde yenilen besin. Yasal yoldan cezalandırılmak. Konuklara yiyecek verilerek yapılmış olan ağırlama. Hoşa gitmeyen kötü bir duruma uğramak, tutulmak. Başkasının parasını harcamak. Hakkı olmayan ve kendisine yasak edilmiş bulunan bir şeyi kabul etmek. Sürekli üzmek, tedirgin etmek.

 

Diğer dillerde Gurami anlamı nedir?

İngilizce'de Gurami ne demek ? : gourami