Habituating türkçesi Habituating nedir

Habituating ingilizcede ne demek, Habituating nerede nasıl kullanılır?

Nonhabituating : Alışkanlık yapmayan. Bağımlılık yaratmayan.

Habituation : Habituasyon. Bir ilacın tekrarlanarak kullanılması sonucunda oluşan psişik bağımlılık durumu. Ülfet. Ünsiyet. Bir kimseyi bir şeye alıştırma eylemi. Alıştırma. Tanıtma. Alışma. İtiyat. Alışkanlık.

Habituations : Tanıtma. Alışma. İtiyat. Alışkanlık. Habituasyon. Bir kimseyi bir şeye alıştırma eylemi. Alıştırma. Ünsiyet. Ülfet.

Habituate : Sık sık gitmek. Alıştırmak. Sıkça ziyaret etmek.

Habituated : Sık sık gitmek. Sıkça ziyaret etmek. Alıştırmak.

Habitual absence : Daimi süreli devamsızlık. İşçilerin bir işe gelmemelerinin sürekli durum göstermesi. Sürekli işe gelmeme. Müzmin devamsızlık. Sürekli devamsızlık.

Habitual abortion : Tekrarlayan düşük. Birbirini izleyen üç veya daha fazla sayıda gebelikte ve gebelik gelişiminin aynı periyodunda, yaşayabilme yeteneği olmayan veya ölü olan fetüsün kendiliğinden dışarı atılması. Habitüel abortus. İtiyadi yavru atma.

Habitual drinker : Alkolik. İçkici.

Habitual drunkard : Akşamcı. Alkolik. İçki bağımlısı. İçkici. Ayyaş.

Habituates : Sıkça ziyaret etmek. Alıştırmak. Sık sık gitmek.

 

İngilizce Habituating Türkçe anlamı, Habituating eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Habituating ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Acclimatising : Kendini alıştırmak (ayrıca 'acclimatize'). İklime alıştırmak. İntibak ettirmek. Yeni çevreye uymak. Yeni veya farklı iklim şartlarına alışmak. Ortama alıştırmak. İklime uymak. İklimine alıştırmak. Alışmak. Havaya alışmak.

Accustom : Hazırlamak.

Acclimatise : Kendini alıştırmak (ayrıca 'acclimatize'). Havaya alışmak. Alışmak. Yeni veya farklı iklim şartlarına alışmak. İntibak etmek. Ortama alıştırmak. İklime uymak. İntibak ettirmek. İklimine alıştırmak.

Dependence : Sarkma. Başkasının sırtından yaşama. İtimat. Tabiiyet. Bağlılık. Karlaşılan sorunları yalnız başına çözmek ve kendine yön seçmek için gerekli yetenekten yoksun olma durumu. ekonomik ve ruhsal desteğe gereksinme duyma. kendi kendine yetmezlik. İlişki. Bağlı olma. Eğitim, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bağım.

Addict : Bağımlılık yapmak. Bağımlı. Müptela. Meraklı. Tiryaki olmak. Tiryaki. Alışmak. Düşkün. Bağımlısı olmak.

Adjustment : Uyum. Halletme. Düzenleme. Ayarlama. Adaptasyon. Kendini alıştırma. Güvence için ödenecek paranın saptamı; gemi, yük ve taşıma ücreti gibi konularda ilgililerin sayışımlarını tanıtlayan işlemli belge. Tashih. Hukuk, eğitim, sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır. Görünge kurallarına dayanılarak, varlıkları ve nesneleri uzayda en uygun biçimde yerleştirme yoluyla görüntüye derinlik kazandırma çabası. işlikteki ışık kaynaklarının, görünçlüğün gereklerine, oyuncuların ve alıcının devinimlerine göre yer, yön, yeğinlik bakımından hazırlanması.

 

Acclimate : İklime uyum. Havaya alıştırmak. Alışmak. İklime alıştırmak. İklimine alışmak. Ortama alıştırmak. İntibak ettirmek. İklime alışmak.

Acclimates : İklime uyum. İklimine alışmak. Havaya alıştırmak. İklime alıştırmak. Alışmak. İklime alışmak. Ortama alıştırmak. İntibak ettirmek.

Habituating synonyms : physiological state, physiological condition, white plague, habituates, habituate, frequents, accustoms, accommodated, accommodate, accustoming, acclimating, accommodates, frequenting, acclimatizing, frequent, physical condition, acclimated, dependency, acclimatize, dependance, addiction, accommodation, acclimatizes, fitting, drug addiction, habituated.