Habituate türkçesi Habituate nedir

Habituate ingilizcede ne demek, Habituate nerede nasıl kullanılır?

Habituated : Sık sık gitmek. Alıştırmak. Sıkça ziyaret etmek.

Habituates : Sıkça ziyaret etmek. Alıştırmak. Sık sık gitmek.

Dishabituate : Alışkanlıktan vazgeçmek. Alışkanlıktan vazgeçirmek. Alışkanlık olmaktan çıkarmak.

Habituating : Alıştırmak. Sıkça ziyaret etmek. Sık sık gitmek.

Habituation : Ünsiyet. Alıştırma. Bir ilacın tekrarlanarak kullanılması sonucunda oluşan psişik bağımlılık durumu. Habituasyon. İtiyat. Tanıtma. Alışma. Bir kimseyi bir şeye alıştırma eylemi. Ülfet.

Habitual criminal : Sürekli suç faaliyetinde bulunarak kanuna karşı gelen kimse. Tekrar suç işleyen. İtiyadi suçlu. Mükerrer hükümlü. Sabıkalı. Tekrar suç işleyen sabıkalı. Alışılmış suçlu.

Habituations : Bir kimseyi bir şeye alıştırma eylemi. İtiyat. Alışkanlık. Habituasyon. Alışma. Ünsiyet. Ülfet. Alıştırma. Tanıtma.

Habitual drunkard : İçkici. Alkolik. İçki bağımlısı. Ayyaş. Akşamcı.

Habitual liar : Tam bir yalancı. Sürekli doğru olmayan ifadeler söyleyen kimse. İflah olmaz yalancı.

Habitual obligation : Sık sık yerine getirilen zorunluluk.

İngilizce Habituate Türkçe anlamı, Habituate eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Habituate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Alter : Hadım etmek. Başkalaştırmak. Başkalaşmak. Evirmek. Başka türlü olmak. Değişiklik yapmak. Değişmek. Hadım etmek (hayvan). Değiştirmek.

Have : Elinde bulunmak. Sahip olmak. Bulunmak. Dolandırmak. Olmak. Malik olmak. Yaptırmak. Aldatmak. Etmek. Göz yummak.

Addict : Tiryaki. Müptela. Bağımlı. Alışmak. Meraklı. Bağımlılık yapmak. Düşkün. Bağımlısı olmak. Tiryaki olmak.

Acclimatise : İklime alıştırmak. Havaya alışmak. Kendini alıştırmak (ayrıca 'acclimatize'). Yeni veya farklı iklim şartlarına alışmak. İklime uymak. Ortama alıştırmak. İntibak etmek. İklimine alıştırmak. Yeni çevreye uymak. İntibak ettirmek.

Frequenting : Dadanma. Devam etme. Sık sık uğrama. Dadanmak.

Accommodates : Kalacak yer vermek. Uzlaştırmak. Yaşayacak yer temin etmek. Alışmak. Uydurmak. Yerleştirmek. Uyum sağlamak. Tanzim etmek. Sağlamak.

Take : Pay. Kabul edilmek. Reaksiyon. Çevirmek. Tepki. Etkili olmak. Çevirim eylemi. Yazmak. Yakalamak. Avalanan hayvan miktarı.

Acclimatising : İklime alıştırmak. Havaya alışmak. Yeni veya farklı iklim şartlarına alışmak. Kendini alıştırmak (ayrıca 'acclimatize'). Ortama alıştırmak. İntibak ettirmek. İntibak etmek. Alışmak. Yeni çevreye uymak.

Change : Dönüşmek. Ufak para. Değişime uğratmak. Değişiklik. Değişikliğe gitmek. Haline gelmek. Bozmak. Para bütünlemek. Değişim. Değiştirmek.

Indurate : Katı. Duygusuz. Hissizleşmek. Katılaştırmak. Sertleştirmek. Sert. Kalın kabuklu. Sertleşmek. Sağlamlaşmak. Duygusuzlaştırmak.

 

Habituate synonyms : acclimating, habituating, acclimatize, accommodate, use, acclimated, frequents, habituates, drink, teach, take in, accustom, harden, frequent, inure, accustoming, accustoms, board, hook, acclimatizing, consume, tope, modify, acclimate, ingest, accommodated, habituated, acclimatizes, acclimates.

Habituate zıt anlamlı kelimeler, Habituate kelime anlamı

Abstain : Sakınmak. Çekimser kalmak. Uzak durmak. Kaçınmak. Çekimser olmak. Perhiz yapmak. Çekinmek. Oy vermemek. Perhiz etmek. İçkiden uzak durmak.

Habituate ingilizce tanımı, definition of Habituate

Habituate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Firmly established by custom. Habitual. To familiarize. To accustom. Formed by habit. To make accustomed.