Habituation türkçesi Habituation nedir

  • Alışkanlık.
  • Alışma.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • İtiyat.
  • Ünsiyet.
  • Habituasyon.
  • Ülfet.
  • Alıştırma.
  • Bir ilacın tekrarlanarak kullanılması sonucunda oluşan psişik bağımlılık durumu.
  • Bir kimseyi bir şeye alıştırma eylemi.
  • Tanıtma.

Habituation ingilizcede ne demek, Habituation nerede nasıl kullanılır?

Habituations : İtiyat. Tanıtma. Alıştırma. Ünsiyet. Alışkanlık. Alışma. Habituasyon. Ülfet. Bir kimseyi bir şeye alıştırma eylemi.

Habituating : Sıkça ziyaret etmek. Alıştırmak. Sık sık gitmek.

Nonhabituating : Bağımlılık yaratmayan. Alışkanlık yapmayan.

Habituate : Alıştırmak. Sık sık gitmek. Sıkça ziyaret etmek.

Habituated : Sıkça ziyaret etmek. Sık sık gitmek. Alıştırmak.

Habitual absence : Müzmin devamsızlık. Daimi süreli devamsızlık. İşçilerin bir işe gelmemelerinin sürekli durum göstermesi. Sürekli işe gelmeme. Sürekli devamsızlık.

Habitual obligation : Sık sık yerine getirilen zorunluluk.

Habituates : Alıştırmak. Sıkça ziyaret etmek. Sık sık gitmek.

Habitual liar : İflah olmaz yalancı. Tam bir yalancı. Sürekli doğru olmayan ifadeler söyleyen kimse.

Dishabituate : Alışkanlık olmaktan çıkarmak. Alışkanlıktan vazgeçirmek. Alışkanlıktan vazgeçmek.

İngilizce Habituation Türkçe anlamı, Habituation eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Habituation ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Break in : Araya girmek. Terbiye etmek. Evcilleştirmek. Alıştırmak. Motor parçaları yeniyken, yüzey pürüzlerini gidermek ve boyutsal uyum sağlamak için yapılan ön çalıştırma. Çökertmek. Hırsızlık amacıyla bir yere girmek. Zorla girmek. Yarıda kesmek.

Breaking in : Tecavüz. Zorla girme.

Lead in : Verici dalgalığı ya da almacı, yüksek yinelenimli imle besleyen; verici dalgalığı vericiye ya da alıcı dalgalığı almaca bağlayan kablo. Giriş. Anten giriş teli. Besleme. Konuya girmek. Programı açış sözleri. İniş kablosu. Konuya giriş yapmak. Bir şeye girmek veya girişmek veya başlamak.

Adjustment : İntibak. Ayar. Düzeltme. Halletme. Düzenleme. Dispeç. Güvence tanıtlama belgesi. Uyarlanma. Ayarlama.

Introduction : Kılavuz kitap. Takdim. Önsöz. Bir eserin daha iyi anlaşılması maksadiyle yazılarak onun baş tarafına eklenen açıklamalı kısım. Tanıştırma. Getirme. Girizgah. Önanamal. Yaygın ortaklık kuruluşları için, kurucularınca anamalın tümünü oluşturmak için verilen her çeşit başlangıç anamalı, (para, pay belgiti, borç ve alacak belgitleri, döşeme, demirbaş, bina ve benzeri mallar).

Friendship : Hukuk. Arkadaşlık. Ahbaplık. Uhuvvet. Dostluk. Dostça davranış. Oklahoma eyaletinde yerleşim yeri. Kardeşlik.

Habitude : İtiyad. Adet.

A clay : Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin. Beyaz kil.

 

Acclimation : İklime alışma. Ortama alıştırma. Ortama alışma. Bir canlının yeni bir ortama alışması süreci. Bir yerin iklim koşullarına alışma veya alıştırma, aklimasyon. İklimlendirme. İklime alıştırma. İklimuyum.

Accustoming : Yetiştirim. Bir hayvana şu ya da bu amaçla birtakım alışkanlıklar ve beceriler kazandırma işi. Alıştırmak.

Habituation synonyms : physiological condition, white plague, physiological state, abamectin, familiarisation, groove, a c deformity, familiarizations, accustomedness, a band, abdominal fat necrosis, inurements, a crochordon, familiarization, abdominal pain, acclimatisation, adaptation, drug addiction, adaption, lapping, overviews, identification procedure, acquaintanceships, wonting, familiarizing, habituations, adjustments, accommodation, custom, a dna, familiarising, adaptions, abaxial.

Habituation ingilizce tanımı, definition of Habituation

Habituation kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The state of being habituated. The act of habituating, or accustoming.