Hacivat nedir, Hacivat ne demek

Hacivat; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de özel olarak kullanılır.

  • Karagöz oyununda kendini halktan üstün görme, bilgiçlik taslama, kitap dili kullanma vb. özentileri olan kimse

Gösteri Sanat terimi olarak anlamı:

Türk gölge oyunu'nun iki eksen kişisinden biri. Herkesin huyuna suyuna giderek işini yürüten, içten pazarlıklı, ölçülü, her kalıba girebilen, çıkarı için olan biteni görmezlikten gelebilen tip. Biraz «mürekkep yaladığı» için yarım yamalak da olsa biraz şundan biraz bundan haberi olan bir yarı aydın tipi. Görgü kurallarına uyar, ama içten değildir. Mahalle muhtarlığından, çöpçatanlığa kadar her işi para karşılığı yapar. Tecim işinden anlar, para kazanırken kendini yormaz ve zor işleri Karagöz'e önemsiz bir ücret karşılğında yaptırır. Hacivat, hemen her oyunda işveren rolündedir. Kurulu düzenin temsilcisi, çıkarı olanın borusunu öttüren, tam anlamıyla «oportünist» olan bir kişiliği vardır. Dolambaçlı ve Osmanlıca konuşmayı sever; böyle bir konuşma kendi çıkarlarına daha uygundur, çünkü işler sarpa sarnıca, kimsenin anlayamadığı Osmanlıca sözcüklerle ortaya çıkardığı laf salatası ile sözü saptırarak paçasını kurtarır.

Tiyatro'daki terim anlamı:

(Kar.) Gölge oyununda Karagöz tipinden sonra ikinci önemli tip. Hacivat yarı aydın, Osmanlıca konuşmaya özenen, saman altından su yürüten, kurnaz, çıkarını düşünen bir Osmanlı tipidir.

 

Hacivat hakkında bilgiler

[Bakınız: göstermelik]

Hacivat tanımı, anlamı:

Karagöz : Deve derisinden veya mukavvadan kesilip boyanmış insan biçimlerini beyaz bir perde üzerine arkadan ışık vererek yansıtma yoluyla oynatmaya dayalı bir gösteri oyunu. Güldürüp eğlendiren kimse. İzmaritgillerden, 25-30 santimetre uzunluğunda, enli, boz renkli, beyaz etli bir balık (Sargus sargus). Bu oyunda halk görüşünü ve duyuşunu veren kimse.

Oyun : Müzik eşliğinde yapılmış olan hareketlerin bütünü. Yetenek ve zekâ geliştirici, belli kuralları olan, iyi vakit geçirmeye yarayan eğlence. Bedence ve kafaca yetenekleri geliştirmek amacıyla yapılan, çevikliğe dayanan her türlü yarışma. Teniste, tavlada taraflardan birinin belirli sayı kazanmasıyla elde edilen sonuç. Seslendirilmek veya sahnede oynanmak için hazırlanmış eser, temsil, piyes. Hile, düzen, desise, entrika. Tiyatro veya sinemada sanatçının rolünü yorumlama biçimi. Şaşkınlık uyandırıcı hüner. Güreşte rakibini yenmek için yapılmış olan türlü biçimlerde şaşırtıcı hareket. Kumar.

Halk : Yaratma. Aynı ülkede yaşayan, aynı kültür özelliklerine sahip olan, aynı uyruktaki insan topluluğu, folk. Bir ülke içerisinde yaşayan değişik soylardan insan topluluklarının her biri. Aynı soydan gelen, ayrı ülkelerin uyruğu olarak yaşayan insan topluluğu. Bir ülkedeki yurttaşların bütünü, kamu. Belli bir bölgede veya çevrede yaşayanların bütünü, ahali.

Üstün : Arap harfli metinlerde bir ünsüzün a, e seslerinden biriyle okunacağını gösteren işaret, fetha. Benzerlerine göre daha yüksek bir düzeyde olan, onları geride bırakan. Birine veya bir şeye göre nitelik bakımından daha yüksek, daha elverişli olan, faik.

 

Görme : Görmek işi, rüyet.

Bilgiçlik : Bilgiç olma durumu.

Taslama : Taslamak işi.

Göstermelik : Tanıtım amacıyla hazırlanmış (nesne). Gerekli olduğu için değil, iş olsun diye yapılan. Gösterişi olan.