Had a feeling türkçesi Had a feeling nedir

  • İçine doğdu.
  • Sezdi.
  • Kalbine doğdu.
  • Kalbi ona öyle söyledi.

Had a feeling ile ilgili cümleler

English: Ali had a feeling that Mary would be late.
Turkish: Ali Mary'nin geç kalacağını hissetti.

English: I had a feeling I might find you here.
Turkish: İçimde senin burada bulabileceğime dair bir his vardı.

English: Ali had a feeling that the plan wouldn't work.
Turkish: Ali planın işe yaramayacağını hissetti.

English: I had a feeling that Ali and Mary would decide not to buy that house.
Turkish: Ali ve Mary'nin o evi satın almamaya karar vereceklerini hissediyordum.

English: I had a feeling that Tom wasn't going to be able to find his dog.
Turkish: Tom'un köpeğini bulamayacağını hissediyordum.

Had a feeling ingilizcede ne demek, Had a feeling nerede nasıl kullanılır?

Had : Bulunmak. Kabul etmek. Zorunda olmak. Olmak. Sahip olmak. Etmek. Aldatmak. Almak. Yapmak. Have fiilinin ikinci hali.

A : En yüksek not. (herhangi) bir. Belirli bir tür veya nitelikteki. Bir. İngiliz alfabesinin birinci harfi. En iyi kaliteyi simgeleyen harf. Argonun simgesi. Pek iyi. Herhangi bir. La (müzik terimi).

Feeling : Hassas. Farkında olma. Kanaat. Acıma. Duyu. Duyarlı. Duygulu. Heyecan. İzlenim. His.

Had a bad experience : Tatsız hatıra bırakan bir olay geçirdi. Kötü deneyim geçirdi.

 

Had a bad reputation : Tehlikeli biri olarak görüldü. Kötü biri olarak düşünüldü. Kötü itibara sahipti.

Had a firsthand experience with : İle ilk elden deneyim edindi. İle doğrudan karşılaştı.

Had a fit : Fenalık geçirdi. Kontrolü kaybetti. Çılgına döndü.

Had a child : Çocuk doğurdu. Hayata çocuk getirdi. Çocuk sahibi oldu.

Had a chat : Lafladı. Kısa bir zaman için birlikte muhabbet ettiler. Biriyle kısaca sohbet etti.

Had a curettage : Kürtaj oldu. Gebeliğin başlarında kürtaj oldu.

İngilizce Had a feeling Türkçe anlamı, Had a feeling eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Had a feeling ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Had a hunch : Hissetti. Kalbi öyle olmasını söyledi.

Had a premonition : Bazı iç sezileri tarafından önceden uyarıldı. Ne olacağını sezdi.