Had a relationship türkçesi Had a relationship nedir

  • Birine yakındı.
  • Biriyle ilişki yaşadı.
  • Biriyle ilişkisi oldu.
  • Biriyle samimiydi.
  • Biriyle samimi ilişkide bulundu.
  • Biriyle birlikteydi.
  • Biriyle çıktı.

Had a relationship ile ilgili cümleler

English: I thought Ali and Mary had a relationship.
Turkish: Ali ve Mary'nin bir ilişkisi olduğunu düşündüm.

Had a relationship ingilizcede ne demek, Had a relationship nerede nasıl kullanılır?

Had : Have fiilinin ikinci hali. Etmek. Kabul etmek. Zorunda olmak. Sahip olmak. Aldatmak. Yapmak. Almak. Elde etmek. Dolandırmak.

A : Amperin simgesi. İngiliz alfabesinin birinci harfi. La (müzik terimi). Argonun simgesi. Herhangi bir. Atom ağırlığı. Miktar belirtir. (herhangi) bir. En iyi kaliteyi simgeleyen harf. Pek iyi.

Relationship : Yakınlık. Dostluk. İlişkililik. Akrabalık bağı. Bağlantı. Alaka. Akrabalık. Münasebet. İki olay ya da değişken arasında birindeki değişmelerden ötekinin sorumlu tutulabileceği bir bağın bulunması durumu, bk. bağlaşı. İlgi.

Had a bad experience : Tatsız hatıra bırakan bir olay geçirdi. Kötü deneyim geçirdi.

Had a bad reputation : Kötü itibara sahipti. Kötü biri olarak düşünüldü. Tehlikeli biri olarak görüldü.

Had a firsthand experience with : İle doğrudan karşılaştı. İle ilk elden deneyim edindi.

Had a curettage : Gebeliğin başlarında kürtaj oldu. Kürtaj oldu.

 

Had a feast : Kutladı. Ziyafette yiyip içti. Ziyafet verdi. Akşam yemeği verdi. Ziyafet çekti. İyi beslendi.

Had a feeling : Sezdi. Kalbine doğdu. İçine doğdu. Kalbi ona öyle söyledi.

Had a child : Çocuk sahibi oldu. Çocuk doğurdu. Hayata çocuk getirdi.

İngilizce Had a relationship Türkçe anlamı, Had a relationship eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Had a relationship ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Had an affair with : Biriyle aşk ilişkisi yaşadı. Biriyle takıldı.