Hada nedir, Hada ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Haydi: Hada gayri gidelim.

Eyvah.

Hada anlamı, tanımı

Hadağa : Bayram arifesinde çarşıdaki kargaşalık: Bunu bayram hadağasında satın aldım. An: O hadağada işi anladı. Telaş (Erzincan Merkez)

Hadah : Çiftçilerin yanındaki yardımcı çocuk, yamak, çoban.

Hadahyıldızı : Çobanyıldızı.

Hadak : Çiftçilerin yanındaki yardımcı çocuk, yamak, çoban.

Hadal : Kibirli, kendini beğenmiş.

Hadal bölge : Denizlerde altı bin metreden daha derin yerlerin dibini içine alan, soğuk ve karanlık bölge. Denizlerde 6000 metreden daha derin, soğuk ve karanlık bölge.

Hadala : Mısır unundan yapılan ekmek. Şişman.

Hadamard : 1865-1963. Jacques Salomon Hadamard, ünlü Fransız matematikçisi. Matematiğin bir çok dallarında önemli sonuçlar elde etmiştir. Çalışma alanları: Sayılar teorisi, analitik fonksiyonlar teorisi, diferansiyel denklemler teorisi, fonksiyonel analiz, mekanik.

Hadan : Haydi.

Hadar : Sakınma, tedbir. Eğitilmemiş.

Hadar almak : Olaylardan ders almak.

Hadar etmek : Sıkılmak, utanmak: Ağanın yüzüne bakmağa hadar ettim.

Hadara : Büyük kirkit. (Uşak).

Hadarlı olmak : Hazır olmak.

Gayri : Gayrı. Artık, bundan böyle. Artık.

Eyvah : Beklenmedik, kötü, hoşa gitmeyen bir haber veya olay karşısında duyulan acınma, üzülme sözü.

 

Haydi : İsteklendirmek, çabukluk belirtmek için kullanılan bir söz, hadi. Kabul ve onama bildiren bir söz. "Hoş görme" anlamında kullanılan bir söz. Hafifseme, alay etme belirten bir söz. Haydi haydi.

Gide : Koyunları kovalama ünlemi.

Gayr : Başka kimse, başkası.

Eyva : Evet.

Diğer dillerde Haçtonoz kaburgası anlamı nedir?

İngilizce'de Haçtonoz kaburgası ne demek ? : diagonal ribs, cross-vaulting