Hadst türkçesi Hadst nedir

  • Sahip olma.
  • To have fiilinin eski kullanımı (ikinci şahıs tekil).

Hadst ingilizcede ne demek, Hadst nerede nasıl kullanılır?

Chads : Çad. Kırpıntı.

Galahads : Onurlu insan. Galahad. Kurtarıcı. Bahadır. Kral arthur zamanından efsanevi şövalye.

Ihadss : Pilot kaskının siperinde bilgisayarla işlenmiş uçuş ve hedef verileri göstericisi (pilotun kafasını hareket ettirdiğinde gösterici değişir). Ihadss.

Jihads : Cihat. Din uğruna savaş. Cihad.

Shads : Tirsi. Tirsi balığı.

Had a feast : Ziyafette yiyip içti. Ziyafet verdi. Kutladı. Akşam yemeği verdi. Ziyafet çekti. İyi beslendi.

Had a curettage : Kürtaj oldu. Gebeliğin başlarında kürtaj oldu.

Had a bad experience : Tatsız hatıra bırakan bir olay geçirdi. Kötü deneyim geçirdi.

Had a difficult birth : Problemli bir doğum yaptı. Zor bir doğum yaptı. Zahmetli bir doğum geçirdi.

Had a bad time : Kötü vakit geçirdi. Eğlenmedi. Sıkıcı zaman geçirdi.

İngilizce Hadst Türkçe anlamı, Hadst eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hadst ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Possessives : Hükmetme. İyelik gösteren. Paylaşmak istemeyen. Hakim. Tamlayan durumu. İn hali. İyelik belirten sözcük. İyelik. Sahiplenici.

Possessive : Hükmetme. İyelik. Paylaşmak istemeyen. Sahiplenici. İyelik belirten sözcük. Sahip olmak isteyen. Sahip olan. -in hali. İyelik gösteren.

 

Ownerships : Zilliyet. Aidiyet. El. Zilyetlik. Mülkiyet. İyelik. (arazi veya bina için) mülkiyet. Sahiplik. Tasarruf.

Ownership : Tasarruf. Aidiyet. Özdeksel zenginlikleri karşılayan, insan çıkar ve dileklerine uygun düşen,, genellikle topluma, bir sınıfa ya da başka bir toplumsal kümeye, bir kişiye yararlar sağlayan özdeksel ya da tinsel bir olayın niteliği. Bir taşınmazın iyesi olmayı, onu kullanmayı, tutuya koymayı ve satabilmeyi sağlayan bireysel hak. El. Bilgisayar, iktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır. İyelik. Sahiplik. (arazi veya bina için) mülkiyet.

Hands : Topa isteyerek ya da istemeyerek elle dokunma. (kalecinin dışında bir oyuncunun topu elle tutması ya da topa elle dokunması ayaktopu kurallarınca yasaklanmış bir davranıştır ve ödek gerektirir.). Gemi mürettebatı. İyelik. Eller. El. Elleme.

Having : Sahip olan. Li. -li.