Possessive türkçesi Possessive nedir

  • -in hali.
  • Sahip çıkan.
  • Tamamlayan durumu.
  • İyelik gösteren.
  • İyelik belirten sözcük.
  • Kendine müslüman.
  • Hakim.
  • Sahiplik.
  • İyelik.
  • Tamlayan durumu.
  • Paylaşmak istemeyen.
  • İyelik durumu.
  • Hükmetme.
  • Sahip olan.
  • Sahiplenici.
  • Sahip olmak isteyen.
  • İyelik (dilbilgisi terimi).
  • Sahip olma.

Possessive ile ilgili cümleler

English: I think Moustapha is possessive.
Turkish: Sanırım Mustafa sahip çıkan.

English: Ali is possessive.
Turkish: Ali hakimdir.

English: Ali is very possessive.
Turkish: Ali çok sahiplenici.

English: Ali is quite possessive.
Turkish: Ali oldukça sahiplenici.

English: Her ex-boyfriend was very possessive and confrontational.
Turkish: Onun eski erkek arkadaşı aşırı sahiplenici ve agresifti.

Possessive ingilizcede ne demek, Possessive nerede nasıl kullanılır?

Possessive case : İyelik durumu. Mülkiyet hali.

Possessive construction : Ad tamlaması. İsim tamlaması. Belirtili tamlama. İyelik bağlantısı ile birbirine bağlanmış iki veya daha çok addan oluşan tamlama. türkçede ad tamlaması, ilgi durumu eki almış tamlayan görevindeki bir adın, iyelik eki almış tamlanan görevindeki bir adla tek bir kavrama karşılık olacak şekilde birleşmesi ile kurulur ve belirli ad tamlaması adını alır: çocuğun oyuncağı, kapının kolu, annenin işi, devletin gücü. tamlayanı ilgi durumu eki almadan kurulmuş olan tamlamalar belirsiz bir ad veya belirsiz bir kavramı gösterdikleri için belirsiz ad tamlaması diye adlandırılır: çocuk oyuncağı, ana sütü, kapı kolu, kaldırım taşı, dil tutumu vb. her iki türde de ikiden fazla adın birleştirilmesi ile oluşturulan tamlamalar, zincirleme ad tamlamalarıdır: şairin anlatımının canlılığı; hikayecinin özelliklerinin belirtilmesi; türkiye cumhuriyeti ziraat bankası; süt endüstrisi mamülleri kurumu vb. bk. zincirleme ad tamlaması.

 

Possessive instinct : Hükmetme içgüdüsü.

Possessive pronoun : Mülkiyet zamiri. İyelik adılı. İyelik zamiri.

Possessive suffix : İyelik. Mülkiyet eki. İyelik ekleri. Adın karşıladığı nesnenin bir şahsa veya nesneye ait olduğunu belirten çekim ekleri. türkçenin iyelik ekleri şunlardır: || teklik şahıs: +(ı)m / +(u)m: iş+i+m, saz+ı+m, yol+u+m, yüz+ü+m || teklik şahıs: +(ı)n / +(u)n: iş+i+n, saz+ı+n, yol+u+n yüz+ü+n || teklik şahıs: +ı / +u, +sı / +su: iş+i, saz+ı yol+u, yüz+ü, baba+sı, yolcu+su, görücü+sü || çokluk şahıs: +(ı)m(ı)z / +(u)muz: iş+i+miz, saz+ı+mız, yol+u+muz, yüz+ü+müz || çokluk şahıs: +(ı)n(ı)z / +(u)nuz: iş+i+niz, saz+ı+nız, yol+u+nuz, yüz+ü+nüz || çokluk şahıs: +ları: iş+ler+i, saz+lar+ı, yol+lar+ı, yüz+ler+i vb. İyelik eki.

Possessing : Hamil. Sahip olmak. Egemen olmak. Elinde bulundurmak. Hakim olmak. Tutmak. Kurcalamak (zihin). Haiz.

Possessively : Sahip çıkarak. Paylaşmayı sevmeyen bir biçimde.

Possessiveness : Sahip olma isteği.

Nonpossessively : Sahiplenici olmayan bir şekilde.

Nonpossessive : Sahiplenici olmayan. Sahip olma arzusu olmayan. Paylaşmayı seven.

 

İngilizce Possessive Türkçe anlamı, Possessive eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Possessive ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Property : Sahne eşyaları. Durağan değer. Nitelik. Hususiyet. Birey, aile, akraba ya da toplulukların, ilgili oldukları toplumun anlayış ölçülerine uygun bir biçimde üzerlerinde hak iyesi oldukları özdeksel ve tinsel öğelerin tümü. Sahne donatımı. Bir özdeği belirleyen nitelik ve nicelikler. Mülk. Özellik. Mal.

Demiurges : Demiurgos.

Suzerainty : Hüküm sürme. Hükümdarlık.

Domination : Egemenlik. İstibdat. Nüfuz. Hegemonya. Hüküm. Hakimiyet. Tahakküm. Otorite.

Gownsmen : Üniversite üyesi. Cüppeli görevli. Profesör. Hoca. Üniversite mezunu.

Hands : Topa isteyerek ya da istemeyerek elle dokunma. (kalecinin dışında bir oyuncunun topu elle tutması ya da topa elle dokunması ayaktopu kurallarınca yasaklanmış bir davranıştır ve ödek gerektirir.). Eller. Gemi mürettebatı. Elleme. El.

Dominations : Hakimiyet. Otorite. Hegemonya. Egemenlik. Hüküm. İstibdat. Tahakküm. Nüfuz.

Dominating : Başatlayan. Hükmeden. Egemen olan. Baskın. Hükmedici.

Commanding : Emir. Etkili. Buyrukçu. Komuta. Hakim olan. Hükmeden. Mükemmel. Emreden. Birinci sınıf.

Possessive synonyms : appropriative, ascendants, possession, god, dominion, title, imperiousness, having, blessed with, gownsman, beaks, possessives, enacting, possessive suffix, the dominion, hadst, ordering, beak, ascendantent, genitives, ownerships, titles, ascendant, acquisitive, possessory, adjudicators, owning, demiurge, protective, dominant, orderings, making a claim to, genitive.

Possessive zıt anlamlı kelimeler, Possessive kelime anlamı

Nominative : Nama yazılı. Yalın durum. Nominatif. Adın herhangi bir ek almamış yalın durumu: bal, ev, gönül, işçilik vb. || adın iyelik ve çokluk ekleri ile genişletilmiş biçimleri de yalın durum sayılır: ev-im, ev-iniz, ev-leri, çocuk-lar, çocuk-lar-ımız, kız-lar, kız-larımız gibi. Yalın hal. Yalın. Öznel. İsmin yalın hali.

Possessive antonyms : unacquisitive.

Possessive ingilizce tanımı, definition of Possessive

Possessive kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The possessive case. Of or pertaining to possession. Having or indicating possession.