Haki nedir, Haki ne demek
Haki; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de isimsıfat olarak kullanılır.
Haki ile ilgili Cümleler
- Hakim Tom'u üç bin dolar para cezasına çarptırdı.
- Bir milletin ruhu zapt olunmadıkça, bir milletin azim ve iradesi kırılmadıkça o millete hâkim olmanın imkânı yoktur.
- Hakim görevsizlik kararı verdi.
- Korku hakim.
- Onu omuzlarından tutarak, onu salladı ve bağırdı, "Kendine hakim ol!"
- Dost bildiğim insan hakikatsiz çıktı.
- Ali erkeklerin kadınlar üzerinde hakimiyet kurması gerektiğine inanır.
- Kısa sürede İngilizceye hakim olmak çok önemli.
- Hakikati keşfettim.
- Şehrin manzarasına katedral hakim durumda.
- Ali hakimdir.
- Onların her ikisi de çok yetkili hakimler.
- Hakim ömür boyu hapishaneye gitmek zorunda olacağını söylediğinde adam kendinden geçti.
- O gün hakikat olur bu milletin rüyası / O gün bu millet atar üstünden kara yası
- Arkadan hâki esvaplı, ikişer olmuş rüştiye çocukları bağrışarak kaynaşıyorlardı.
- Hakim Tom'u ölüm cezasına çarptırdı.
- Bu oda şehrin iyi bir görünümüne hakim.
- Islak saçları bir beyaz tülbende sarılı, hamamdan yeni çıkmış bir Türk kızı onun bütün hülyalarına hâkim olmaya başlamıştı.
Haki ile ilgili Atasözü veya Deyim
hakikat olmak : gerçek duruma gelmek, gerçekleşmek.
hakikatsiz çıkmak : yakınlığı ve bağlılığı sürekli olmamak.
hakim olmak : buyruğunu yürütmek, egemenliğini sürdürmek etkili olmak, hükmetmek.
hakir görmek : önemsememek, değer vermemek, küçümsemek, küçük görmek, hor görmek.
sinirlerine hakim olmak : davranışlarını ve kendini denetleyebilmek, soğukkanlı olmak.
Haki anlamı, kısaca tanımı
Hakigatten : Hakikaten.
Hakiki anöstrus : Daha çok yüksek süt verimli ineklerde doğumu izleyerek biçimlenen, inaktif ovaryuma bağlı gelişen anöstrus.
Hakiki bradikardi : Vagotonik uyarımlar sonucu kalp frekansının azalması, nörojen bradikardi, sinus bradikardi, vagus bradikardi.
Hakiki izleyici : Bir kimyasal veya fiziksel işlemde verilen eser miktardaki element için uygun bir formda doğal olarak bulunan bir izotop.
Hakiki şahıs : Gerçek kişi, doğal kişi (die natürliche Person, personne physique).
Hakim gayr i menkul : Katlandıran taşınmaz.
Hakim rüzgar : O an için geçerli olan şey, durum.
Hakime : Egemen, hükmeden, hüküm süren. Başta olan, üstün gelen.
Hakimiyet : Egemenlik.
Hakimiyetimilliye : Ulusal egemenlik, milli egemenlik.
Hakimlik : Sözünü geçirme, buyruğunu yürütme durumu. Yargıçlık.
Hakirge : Akar suların geçtiği boru ya da künk gibi şeyler. Üzeri ev veya başka bir yapıyla örtülmüş olan akarsu, köprü taşı, su geçit yeri.
Hakitmek : Yapmak, becermek.
Hakivati : Arap ülkelerinde hikâye anlatıcı.
Hakiyyetli : Vefalı.
Vijdani hakim : Hâkimin kanaati.
Hakikat : Gerçek. Gerçekten. Gerçeklik.
Hakikaten : Gerçekten.
Hakikatli : Vefakâr.
Hakikatsiz : Gerçek olmayan. Vefasız.
Hakikatsizlik : Vefasızlık.
Hakiki : Gerçek. Niteliği değişmemiş, aslına uygun olan.
Hakim : Bilge. Her şeyi bilen (Tanrı).
Hakimane : Bilgece.
Hakimevi : Hâkimlik hizmetinde bulunanların dinlenmek ve barınmak amacıyla kullandığı bina.
Hakir : Aşağı görülen, değersiz.
Sorgu hakimi : Sorgu yargıcı.
Diğer dillerde Haketme anlamı nedir?
Osmanlıca Haketme : daim, istihkak


Bu kısımda Haki nedir? Haki ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Haki tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Haki hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.