Halflife türkçesi Halflife nedir

Halflife ingilizcede ne demek, Halflife nerede nasıl kullanılır?

Halfling : J.r.tolkien'in romanlarında bir karakter. Hobit. Cüce.

Half a crown : Eski ingiliz parası.

Half a dozen : Yarım düzine.

Half a million : Yarım milyon. 000. 500.

Half a minute : 30 saniyelik zaman dilimi. Yarım dakika.

Half as much again : Yarısı kadar daha.

Half antigen : Protein gibi antijenik bir madde ile birleşerek bağışıklık cevabı uyandıran, genellikle molekül ağırlığı 8000'den küçük olan antijenler. Hapten.

Half and half : Karışık. Yarıyarıya. Yarı yarıya.

Half a pound : Yarım pound.

Half an octave : Dört ton daha yüksek veya verilen tondan daha düşük. Yarım oktav.

İngilizce Halflife Türkçe anlamı, Halflife eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Halflife ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Pause : Ara. Duraksamak. Tereddüt etmek. Tereddüd etmek. Ara dinlenmesi. Duraklama. Bir görüşmede yanıtlayıcının yorulduğu ya da ilgisinin dağıldığı durumlarda uyanıklığı sağlamak üzere sorulamayı geçici olarak durdurma ya da çeşitlendirme, bk. yoğulum. Durak. Duraklamak. Bir tümce ya da konuşma içindeki duruş, susuş.

Half life : Yarılanma zamanı. Biyoloji, fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Yarı-ömür. Ayrışan, bozunan bir özdeğin yarısı kalıncaya dek geçen süre. Yarılanma ömrü. Işımetkin bir özdeğin bozunumla yarıya düşmesi için geçen süre. Yarılanma süresi. Yarı yaşam. Kimyasal tepkimede tepkenlerin nicelikçe yarılanması için geçen süre. ışıknetkin özdeklerin ışıma ve bozunma sonucu nicelikçe yarıya düşme süresi. Sistemdeki bir bileşenin yarısının bozulması veya kaybolması için gerekli zaman.

 

Break : Bitmek. Kopmak. Fırsat. Batırmak. Yıkmak. Kesme. Değişiklik. Teneffüs. (ses) gitmek veya kısılmak. Koparmak.

Suspension : Askılama. Sarkıtma. Askıya alma. Askı tertibatı. Katı asıltı. Boykot. Geçici olarak yürürlükten kaldırılma. Futbol, biyoloji, hukuk, fizik, kimya, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Tehir. Katı bir maddenin parçacıklarının sıvı ya da yine katı bir madde içinde, onun parçacıkları ile erimeksizin karışması. süspansiyonda dağılma fazı ve dağılan faz olarak iki faz vardır.

Period : Adet. Çağkatman birimlerinden olan bir dizgenin oluş süresi. Süreç. Birbirini izleyen ve belli aralıklarla yinelenen aşamalardan her biri. Esnek bir cismin titreşiminde ya da herhangi bir cismin deviniminde, denge durumu çevresindeki tam bir salınımın saniye olarak süresi (örneğin bir sarkacın, başlangıç noktasından kalkıp yine aynı noktaya gelişi). Yinelenen bir olayın ya da onu betimleyen bir işlevin, kendini yenileme süresi. Devre. Devir. Birbirini izleyen başlangıcı ve sonu belirlenmiş zaman aralıkları. Regl.

Intermission : Sinemalarda gösterim başlarında ya da ortalarında verilen ara. Perde arası. Fasılalı. Mola. Sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Tiyatro gösterisi sırasında seyircilerin dinlenmesi için verilen ara. Fasıla. Kesinti. Tatil. Antrakt.

Interruption : Kesiklik. Sözünü kesme. İnkıta. Yarıda kesme. Ara. Durgu. Kesinti. Kesilme. Durdurma. Fasıla.

Halflife synonyms : period of time, time period.