Yarılanma süresi nedir, Yarılanma süresi ne demek

Yarılanma süresi; Biyoloji, Kimya alanlarında kullanılan bir kelimedir.

Biyoloji'deki anlamı:

[Bakınız: yarı ömür].

Kimya'da terim anlamı:

Kimyasal tepkimede tepkenlerin nicelikçe yarılanması için geçen süre.

Işıknetkin özdeklerin ışıma ve bozunma sonucu nicelikçe yarıya düşme süresi.

Kimya'da terim anlamı:

Tepkimeye giren maddelerin derişimlerinin yarıya inmesi için geçen süre.

Yarılanma süresi anlamı, tanımı

Süre : Bir olayın başı ile sonu arasında geçen zaman parçası, zaman aralığı, zaman bölümü, müddet. Gelin giysisi yapılan bir çeşit kumaş : Sürenin arşınını iki kaymeye aldım. 1.Yüreklilik, yiğitlik. 2.Dayanıklılık : Şu adamın süresi yok. Arapça kökenli sûre: sure. Bir sesin çıkarılmasına verilen zaman. müddet. Tecimsel belgitlerin sayışımlarındaki paraların ödenmeleri için saptanan gün. Bir işin yapılması ya da bir borcun ödenmesi için gösterilen süre. [Bakınız: gösterim süresi]. [Bakınız: yayın süresi]

Yarı : Bir bütünü oluşturan iki eşit parçadan her biri, nısıf. Gereğinden az, tam olmayarak. Bir şeyin yarısı kadar olan, yarım olan. Devre arası.

Yarılanma : Yarılanmak işi.

Kimyasal tepkime : Kimyasal özdekler arasında oluşan tepkime.

Yarı ömür : Bir radyoaktif maddenin başlangıçta mevcut olan atom sayısının yarıya inmesi için geçen süre. Yarılanma süresi. Bir hücrenin yarı ömrü. Bir radyoaktif maddenin aktifliğinin yarı değerine düşmesi için geçen süre. Yarı ömür 1015 yıldan (vanadyum) 10-16 saniyeye (berilyum) kadar değişir. Sistemdeki bir bileşenin yarısının bozulması veya kaybolması için gerekli zaman.

 

Kimyasal : Kimyaya ait, kimya ile ilgili, kimyevi.

Bozunma : Bozunmak işi. Bir özdeğin daha yalın kimyasal özdeklere ayrılması. Bir özdeğin, daha yalın yapıda olan bileşenlere tek yönlü ayrılması. Bir maddenin daha basit bileşenlerine yani atom veya moleküllerine ayrılması.

Tepkime : Birbirini etkileyen maddeler arasında ortaya çıkan durum, reaksiyon, teamül.

Derişim : Bir ortamda bulunan belirli bir maddenin kütle veya hacminin içinde bulunduğu ortamın kütle veya hacmine oranı, konsantrasyon. Belli bir oylumdaki ya da belli ağırlıktaki çözeltide çözünen özdek tutarı. Birim oylumdaki mol ya da eşdeğer ağırlık sayısı türünden çözünenin ağırlık ya da oylumca yüzdesi. Bir karışımdaki bileşenlerin bağıl miktarlarını gösteren büyüklük. Bir karışımın, çözeltinin veya bir maddenin belirli bir kütle veya hacminde bulunan herhangi bir bileşenin miktarı. Bir element, faz ya da özdeğin, bir ötekisi içinde bulunma yüzdesi ya da oranı.

Nicelik : Bir şeyin sayılabilen, ölçülebilen veya azalıp çoğalabilen durumu, kemiyet, miktar, kantite. Bir şeyin eşit parçalara bölünebilen ve ölçülebilir olan yanları. Genellikle sayılabilen, toplamı doğrudan sayı olarak belirtilebilen genel özellik.

Tepken : Belli bir tepkimeye giren özdecik, özdek türlerinden her biri. Birbirleriyle etkileşerek yeni bir molekül oluşturan yükün, atom ya da moleküller. Kısaca kimyasal tepkimeye giren bileşik olup, tersinir tepkimelerdeki bütün bileşikler için de kullanılan, fakat daha çok kimyasal tepkimenin yalnızca sol tarafındaki bileşikler için kullanılan bir terim. Bir tepkimeye giren ve onu başlatan özdek. hlk. Huysuz, çifte vurma eğiliminde olan.

 

Sonucu : Sonunda, sonra. Netice, nihayet, en son, âkıbet, en sonra, sonunda.

Özdek : İş yerlerinde eşya ve malzeme işleriyle ilgilenen bölüm, ayniyat. Kullanılmaya, harcamaya uygun, taşınması kolay eşya, ayniyat. Duyularla algılanabilen, bölünebilen, ağırlığı olan nesne, madde. İnsanın çalışmasıyla bir amaç uğruna biçim verdiği veya yararlandığı doğal cisimler, nesneler.

Tepke : Dıştan gelen bir uyarım sonucu doğan hareket, salgı gibi iç tepkilere yol açan irade dışı sinir etkinliği, yansı, refleks. Dıştan veya içten gelen bir uyarım sonucunda organizmada tepkilere yol açan istemsiz sinir etkinliği, refleks.

Tepki : Bir cismin kendini iten veya sıkıştıran başka bir cisme gösterdiği karşı etki, aksülamel, reaksiyon. Herhangi bir etkiye cevap olarak doğan, genel olarak olumsuz söz veya davranış. Karşılık verme.

Giren : Hafif bulutlu, sisli hava.

Geçen : Bir önceki (hafta, ay, yaz, kış vb.).

Düşme : Düşmek işi.

Nicel : Nicelik bakımından, nicelikle ilgili, kantitatif.

Diğer dillerde Yarılanma süresi anlamı nedir?

İngilizce'de Yarılanma süresi ne demek ? : half life, halflife