Hallooing türkçesi Hallooing nedir

Hallooing ingilizcede ne demek, Hallooing nerede nasıl kullanılır?

Halloo : Alo. Hey. Hayret ifade eden ses. Kimleri görüyorum.

Halloos : Alo.

Shalloon : Kıyafetleri astarlamada kullanılan hafif yün fitilli kumaş. Giysi astarı olarak kullanılan ince yün kumaş doku.

Hallo to you too : Selam (selamlamada kullanılan). Selam size de. Size de merhaba.

Hallo : Selam. Bkz.hello. Alo. Merhaba.

Hallowers : Adayan kişi. Takdis eden kişi. Kutsayan kişi.

Hallowed : Saygıdeğer. Kutsal. Mübarek. Takdis edilmiş. Kutsanmış.

Halloween : Hayaletlerin. Eski bir inanışa göre cadıların. Azizler gününün arifesi. Cadılar bayramı. Azizler günü'nün arifesi. Hortlakların ortalığa çıktığı gece (31 ekim).

Hallowing : Kutsal saymak. Kutsamak. Takdis. Takdis etmek. Kutsallaştırmak.

Hallow : Takdis etmek. Kutsamak. Kutsal saymak. Kutsallaştırmak.

İngilizce Hallooing Türkçe anlamı, Hallooing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hallooing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Trouncing : Pataklamak. Yenmek. Bozguna uğratmak. Dayak atmak. Fırça atmak. Cezalandırmak. Paylamak. Azarlamak. Dövmek. Büyük bir yenilgiye uğratmak.

Slaughter : Hayvan kesmek. Kılıçtan geçirmek. Boğazlamak. Bozguna uğratmak. Katletmek. Toplu katliam yapmak. Kırım. Katliam yapmak. Öldürmek. Mahvetmek.

 

Hallos : Selam.

Thrashing : Büyük yenilgi. Boşa çabalama. Kötek. Emek kaybı. Dayak. Mahvetme. Büyük mağlubiyet. Etkinlik kaybı. Hezimet. Dövme.

Big : İri. Kocaman. Popüler. Ünlü. Büyük. Önemli.

Large : İri. Büyük (servet). Kocaman. Çok. Bol. Büyücek. Kalabalık (aile). Büyük. Geniş. Koca.

Hullos : Merhaba.

Drubbing : Sopa. Dayak. Dövme. Kötek. Yenilgi.

Licking : Missouri eyaletinde şehir. Yalayış. Yenilgi. Dayak. Kötek. Yalama. Mariz.

Hallooing synonyms : halloos, whopping, thumping, whipping, hello, hallo, helloing, hulloing, banging, halloo, defeat, debacle, humongous, hullo.

Hallooing zıt anlamlı kelimeler, Hallooing kelime anlamı

Small : Zayıf. Ufak tefek. Fakir. Mütevazi. Sıradan. Alçak. Basit. Ufak ufak. Hafif. Küçük küçük.

Little : Önemsiz. Ufak. Be.az miktarda. Değersiz. Az. Genç. Cici. Azıcık. Küçük. Kısa.

Victory : Başarı. New york eyaletinde yerleşim yeri. Galebe. Galibiyet. Yengi. Zafer. Muzafferiyet. Utku. Tek ya da takım olarak yapılan karşılaşmayı kazanmış olma durumu.