Selam nedir, Selam ne demek

Selam; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

Selam isminin anlamı, Selam ne demek:

Erkek ismi olarak; Barış, rahatlık. Sonu iyi ve hayırlı çıkma.

Bilimsel terim anlamı:

Vuruşma ya da yarışmadan önce, iki kılıçoyuncusunun birbirini, sonra yargıcı ve seyircileri savutlarıyle özel biçimde esenlemeleri.

İngilizce'de Selam ne demek? Selam ingilizcesi nedir?:

to salute

Selam tanımı, anlamı:

Selam almak : Birinin selamlamasına karşılık vermek. selam gönderilmiş olmak.

Selam çakmak : Selam vermek.

Selam durmak : Bir büyüğe, bir üste veya saygı duyulan bir şeye ayakta selam vermek.

Selam etmek : Uzakta olan birine esenlik dilemek.

Selam olsun : "esenlik dileklerim ulaşsın" anlamında kullanılan bir iyi dilek sözü.

Selam yollamak : Birine esenleme haberi göndermek.

Selam söylemek : Birinin gönderdiği selamı başkasına iletmek. selamını birine götürmesini söylemek.

Selam vermek : Başını sağ ve sol omuzlarına çevirerek namazı bitirmek. selamlamak.

Selam otu : Maydanozgillerden, 1-2 metre boyunda, pis kokulu, hekimlikte kullanılan bir bitki (Levisticum).

Selam sabah : Selamlaşıp hatır sorma.

 

Selamünaleyküm : "Allah'ın selamı sizin üzerinize olsun" anlamında kullanılan bir selamlama sözü.

Aleykümselam : "Esenlik, selamet sizin de üzerinize olsun" anlamında kullanılan bir söz.

Kandilli selam : El etek öperek, yerlere kadar eğilerek verilen selam, kandilli temenna.

Sellemehüsselam : Ulu orta, çekinmeden, destursuz.

Yerden selam : Elin yerlere kadar uzatılmasıyla verilen selam biçimi, yerden temenna.

Selam para kelam para : "parayı her zaman ön planda tutma" anlamında kullanılan bir söz. "her davranış para harcamaya bağlıdır" anlamında kullanılan bir söz.

Selam verdik borçlu çıktık : "küçük bir ilgi gösterdik, üzerimize büyük bir iş yüklendik" anlamında kullanılan bir söz.

Selamet : Her türlü korku, tasa ve tehlikeden uzak, güvende olma durumu. Anlatıma temel olan düşüncenin her bakımdan doğru ve sağlam olması. Esen olma durumu, esenlik.

Selamete çıkmak : Esenliğe kavuşmak, kurtulmak.

Selametlemek : Yolcuyu, konuğu uğurlamak, geçirmek.

Selamı sabahı kesmek : Her türlü ilişkisine son vermek.

Selamlama : Selamlamak işi.

Selamlamak : Bir kimseyle karşılaşıldığında, birinin yanına gidildiğinde veya yanından uzaklaşıldığında kendisine sözle veya işaretle bir nezaket gösterisi yapmak, selam vermek, esenlemek.

Selamlanmak : Selamlama işi yapılmak.

Selamlaşma : Selamlaşmak işi, esenleşme.

Selamlaşmak : Çok az tanışmak. Birbirine selam vermek, esenleşmek.

Selamünaleyküm kör kadı : Aşırı tok sözlü kişiler için uyarma yollu söylenen bir söz.

Bir selam bin hatır yapar : "selam bir ilgi ve sevgi belirtisidir, gönül kazanmakta büyük önemi vardır" anlamında kullanılan bir söz.

 

Garibe bir selam bin altın değer : "yabancı yerde tek başına kalan kimseye karşı gösterilecek küçük bir ilgi, en büyük iyilik yerine geçer" anlamında kullanılan bir söz.

Harem selamlık : Kadın ve erkeğin ayrı ayrı oturması. Kadın ve erkeğin ayrı ayrı oturduğu yer.

Harem selamlık olmak : Bir yerde kadın erkek ayrı oturmak.

Sağ selamet : Sağ salim.

Sen sağ ben selamet : İyi veya kötü bir sonuçla biten bir iş karşısında artık yapacak bir şey kalmadığını anlatan bir söz.

Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.

Uzak : İhtimali az olan. Yakın olmayan yer. Ayrı, birbiriyle yakın ilgisi olmayan. Arada çok zaman bulunan. Eli, gücü veya hükmü yetişmez. Gidilmesi çok süren, çok ötelerde bulunan, ırak, yakın karşıtı.

İşaret : El, yüz hareketleriyle gösterme. Belirti, gösterge, alamet. Anlam yükletilen şey, anlamlı iz, im.

Nezaket : Başkalarına karşı saygılı ve incelikle davranma, incelik, naziklik.

Gösteri : Sinema veya tiyatroda film, oyun gösterme işi. Bir istek veya karşı görüşün, halkın ilgisini çekecek biçimde topluca ve açıkça yapılması, nümayiş. Bir şeyi tanıtmak amacıyla yapılmış olan sunum, demonstrasyon, demo. İlgi, dikkat çekmek için bir topluluk önünde gösterilen beceri veya oyun. Genellikle şarkı, dans vb. eğlence türlerin yer aldığı eğlence, şov. Birinin, bir topluluğun kendi duygusunu gösteren sözü veya davranışı, tezahürat.

Yapma : Yapmacık, sahici karşıtı. Yapmak işi. Yapay.

Esenleme : Esenlemek işi, selam.

Selam ağası : Padişah bir yere gittiği zaman yanında bulunan ve karşılamaya gelenleri onun adına selâmlayan görevli. Sadrazam ve vezirlerin yanında karşılama işlerini düzenleyen görevli.

Selam çavuşu : Törenlerde padişah, sadrazam ve büyükleri ata binip inerken selâmlamak ve alkış tutmak görevini yapan divan çavuşlarından biri. Vezirlerin içgedikli diye adlandırılan 24 ağasının ikincisi.

Selam para, kelam para : “her davranış para harcamaya bağlıdır” anlamında kullanılan bir söz; “parayı her zaman ön planda tutma” anlamında kullanılan bir söz.

Selam verdik, borçlu çıktık : “küçük bir ilgi gösterdik, üzerimize büyük bir iş yüklendik” anlamında kullanılan bir söz.

Selamak : Sallamak : Şu dalı sela da bir toplayalım.

Selamaleyküm : selâmünaleyküm

Selametle : Esenlikle.

Selametleme : Selametlemek işi.

Selametli : Ankara ilinde, Gölbaşı ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer. Kocaeli ilinde, Akçaova bucağına bağlı bir bölge.

Selamettin : (selâ:mettin) Bir erkek ismi olarak anlamı; Dinin kurtuluşu.

Selam ile ilgili Cümleler

  • Selam.
  • Ali selamlamayı unuttu.
  • Selam, Fred. Perşembe günü badminton oynamaya ne dersin?
  • Eski giysilerimden bazılarını Selamet Ordusu'na verdim.
  • Selam, eski arkadaşım!
  • Lütfen karına selam söyle.
  • Lütfen Tom'a selam söyle.
  • Selam dünya!
  • Etrafta olduğumun farkındaydı ama beni selamlamaya gelmedi.
  • Selam dünyalı!
  • Cornwall'dan selamlar!
  • Selam, ahbap!
  • Selam, arkadaş!
  • O güzel bir gülümsemeyle beni selamladı.

Diğer dillerde Selam anlamı nedir?

İngilizce'de Selam ne demek? : [Salaam (name)] v. saddle; seal, stamp

n. greeting, salutation, salute, salaam

interj. hello, hi, chin chin, ave

Fransızca'da Selam : salut [le]

Almanca'da Selam : n. Bückling, Empfehlung, Gruß, Heil, Salut

Rusça'da Selam : n. мир (M), приветствие (N), привет (M), поклон (M), салют (M)