Selamlamak nedir, Selamlamak ne demek

  • Bir kimseyle karşılaşıldığında, birinin yanına gidildiğinde veya yanından uzaklaşıldığında kendisine sözle veya işaretle bir nezaket gösterisi yapmak, selam vermek, esenlemek

"Selamlamak" ile ilgili cümleler

  • "Onu ve onun gibi ateş altında, duman içinde memleketi için ölmeye atılanları birden selamlıyorum." - H. E. Adıvar

Selamlamak kısaca anlamı, tanımı:

Selamlama : Selamlamak işi.

Selam : Bir kimseyle karşılaşıldığında, birinin yanına gidildiğinde veya yanından uzaklaşıldığında kendisine söz ve işaretle bir nezaket gösterisi yapma, esenleme, merhaba.

Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.

Uzak : Gidilmesi çok süren, çok ötelerde bulunan, ırak, yakın karşıtı. Yakın olmayan yer. İhtimali az olan. Arada çok zaman bulunan. Eli, gücü veya hükmü yetişmez. Ayrı, birbiriyle yakın ilgisi olmayan.

İşaret : Anlam yükletilen şey, anlamlı iz, im. Belirti, gösterge, alamet. El, yüz hareketleriyle gösterme.

Nezaket : Başkalarına karşı saygılı ve incelikle davranma, incelik, naziklik.

Gösteri : Genellikle şarkı, dans vb. eğlence türlerin yer aldığı eğlence, şov. Bir istek veya karşı görüşün, halkın ilgisini çekecek biçimde topluca ve açıkça yapılması, nümayiş. Bir şeyi tanıtmak amacıyla yapılmış olan sunum, demonstrasyon, demo. Birinin, bir topluluğun kendi duygusunu gösteren sözü veya davranışı, tezahürat. Sinema veya tiyatroda film, oyun gösterme işi. İlgi, dikkat çekmek için bir topluluk önünde gösterilen beceri veya oyun.

 

Yapmak : Tehdit yoluyla birini herhangi bir duruma düşürmek. Davranmak, hareket etmek. Evlendirmek. Bir harekete, işe başlamak veya bir hareketle, işle uğraşmak. Salgılamak, çıkarmak. Yol almak. Dışkı çıkarmak. Olmasına yol açmak. Düzenli bir duruma getirmek. Onarmak, tamir etmek. Edinmek, sahip olmak. Gerçekleştirmek. Bir durum yaratmak. Bir düşünceyi, bir davranışı, bir isteği işe dönüştürmek, gerçekleştirmek. Üretmek. Bir kimseye bir meslek kazandırmak, yetiştirmek. Olmak. Ortaya koymak, gerçekleştirmek, oluşturmak, meydana getirmek. Bir şeyi başka bir şey durumuna getirmek. Bir dileği, bir isteği yerine getirmek, uygulamak, ifa etmek.

Vermek : Ondan bilmek, atfetmek. Ödemek. Hepsini herhangi bir duruma sokmak. Bitki ve ağaç, ürün üretmek. Düşünce veya bilgi anlatan şeyleri başkalarına iletmek, bildirmek. Kök veya gövdeleri sonuna -ı (-i, -u, -ü) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek tezlik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Kızı, kadını biriyle evlendirmek. Ayırmak, harcamak. Cinsel yönden kendisini kullandırmak. Herhangi bir şey ortaya çıkarmak, oluşturmak. Üzerinde, elinde veya yakınında olan bir şeyi birisine eriştirmek, iletmek. Satmak. Dayamak. Kazandırmak, katmak. Yaymak. Doğurmak. Döndürmek, çevirmek, yöneltmek. Bir şey üzerinde etki yapmak, biçimini değiştirmek. Sahip olmasını sağlamak. Bırakmak veya bağışlamak. Tespit etmek. Herhangi bir duruma yol açmak.

 

Selamlamak ile ilgili Cümleler

  • O beni selamlamak için ayağa kalktı.
  • Ziyaretçi sınıfa girdiğinde onu selamlamak için ayağa kalktık.
  • Onlar onu selamlamak için kalktılar.
  • Japonya'da biriyle karşılaştığında başla selamlamak uygundur.
  • Tom'u selamlamak için ayağa kalktılar.
  • Ben de onu selamlamak istiyorum.

Diğer dillerde Selamlamak anlamı nedir?

İngilizce'de Selamlamak ne demek? : v. greet, salute, hail, herald, salaam

Fransızca'da Selamlamak : saluer

Almanca'da Selamlamak : v. begrüßen, grüßen, knicksen, salutieren

Rusça'da Selamlamak : v. приветствовать, здороваться, кланяться, поклониться