Hansenism türkçesi Hansenism nedir

  • Devletin, istem yaratarak kapitalistlerin yatırımlarını ve üretimlerini artırmalarını sağlaması ve bu harcamalar yoluyla da işlendirme yaratması gerektiğini ileri süren ve keynesyen bir iktisatçı olan hansen tarafından geliştirilen sav.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Hansencilik.

Hansenism ingilizcede ne demek, Hansenism nerede nasıl kullanılır?

Hansen gmm estimator : Hansen gmm tahmincisi.

Hansen j test : Hansen j sınaması.

Hansen jagannathan approach : Hansen jagannathan yaklaşımı.

Hansen jagannathan rational expectations : Hansen jagannathan akılcı beklentileri.

Hansen johansen tests : Hansen johansen sınaması.

Hansel : Açılış yapmak. Nakit depozito vermek. Hediye vermek. Şans hediyesi vermek. Pey akçesi. İlk kez kullanmak.

Gregory hansen test : Gregory-hansen sınaması.

Johansen procedure : Johansen yordamı.

Hanseatic : Hansa kentleri veya onların birliği ile ilgili. Hansa birliğine ait veya ilgili (kuzey almanya ve komşu ülkelerdeki ortaçağ kentlerinin birliği).

Johansen test : Johansen sınaması.

İngilizce Hansenism Türkçe anlamı, Hansenism eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hansenism ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.

 

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

Advocate : Avukat. Korumak. Taraftar. Müdafi. Yandaş. Müdafaa etmek. Desteklemek. Savunucu. Savunmak.

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

Proponent : Taraftar. Taraftar olan kimse. Öneren kişi. Öneren. Yandaş. Dilekçe sahibi. Destekçi. Teklif eden kimse. Yanlısı. Öneren kimse.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

 

A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Hansenism synonyms : theological doctrine, a shift in supply, a change in individual demand, ability rent, a change in demand, a shift in individual demand, exponent, advocator, abnormal budget expenditures, abolition of forced labour convention, a type mutual funds.