Harden türkçesi Harden nedir
- Sertleşmek.
- Katılaştırmak.
- Pekişmek.
- Yükselmek.
- Alıştırmak.
- Acımasızlaşmak.
- Denge kurmak.
- Kapılmak.
- Kuvvetlenmek.
- Duygusuzlaşmak.
- Artmak.
- Katılaşmak.
- Sertleştirmek.
- Katı olmak.
- Sağlamlaştırmak.
- Donmak (çimento).
- Duygusuzlaştırmak.
- Pekleşmek.
- Pekiştirmek.
Harden ile ilgili cümleler
English: He hardened clay by putting it into a fire.
Turkish: O kili ateşe koyarak sertleştirdi.
English: Cement hardens in 2-3 hours.
Turkish: Çimento 2-3 saatte sertleşir.
Harden ingilizcede ne demek, Harden nerede nasıl kullanılır?
Harden young ester : Harden youngesteri. Fruktoz-1,6 difosfat.
Age harden : Yaşlanmayla sertleştirmek.
Air harden : Tenekte sertleştirmek. Havada sertleştirmek.
Flame harden : Alevle sertleştirmek.
Hardenability : Sertleşebilirlik. Sertleşebilme. Su alma kabiliyeti.
Hardened steel : Sertleştirilmiş çelik. Sertleşmiş çelik.
Hardenable : Sertleştirilebilir. Sertleşebilir.
Hardening carbon : Sertleştirme karbonu.
Hardener : Sertleştirici. Çelik tavcısı. Tavlayıcı. Katılaştırıcı. Katkı alaşımı. Sikatif. Sertleştiren şey veya kimse.
Hardenable steel : Sertleşebilir çelik.
İngilizce Harden Türkçe anlamı, Harden eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Harden ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Augments : Sayısını arttırmak. Büyümek. Artırmak. Uzatmak. Çoğalmak. Uzamak. Arttırmak. Büyütmek. Çoğaltmak.
Accommodated : Sağlamak. Bağdaştırmak. Yerleştirmek. Alışmak. Uzlaştırmak. Uydurmak. Uyum sağlamak. Kalacak yer sağlamak.
Afforce : Kuvvetlendirmek. Güçlendirmek. Desteklemek.
Accrue : Tahakkuk ettirmek. Büyümek. Birikmek. Ziyadeleşmek. Eklenmek. Gerçekleşmek. Payına düşmek. Tahakkuk etmek. Gelmek.
Acclimates : İklime alıştırmak. Alışmak. İklimine alışmak. Ortama alıştırmak. İklime uyum. İklime alışmak. Havaya alıştırmak. İntibak ettirmek.
Indurating : Katı. Hissizleşmek. Sağlamlaşmak. Sert. Kalın kabuklu. Duygusuz.
Confirms : Sağlama bağlamak. Kuvvetlendirmek. Onaylamak. Tasdiklemek. Dinsel tören yapmak. Teyit etmek. Takviye etmek. Doğrulamak. Desteklemek. Tasdik etmek.
Become stronger : Şiddetlenmek. Gücüne güç katmak.
Anneal : Tavlamak. Tavlamak (metalurji terimi). Yakmak. Yumuşatmak. Tutuşturmak. (metal) tavlamak. Tav. Tav vermek. Kızdırdıktan sonra yavaş yavaş soğutarak sertleştirmek.
Firming : Yükselmeye başlamak. Gevrekleştirme. Sağlamlaşmak. Sıkılaştırma. Sertleştirme. Sıkıştırma. Sıkılaştırıcı. Canlanmak (piyasa).
Harden synonyms : be drawn to somebody, cures, accrues, calloused, brutalize, numb, cake, batten, cemented, be in the ascendent, clench, be left, gave way, callus, harshen, entrenches, accustom, incrust, buoy, hardens, being in the ascendant, firm up, acclimatizes, be in the ascendant, casehardening, caseharden, be besotted with, get strong, assure, consolidate, concrete, anneals, acclimated.
Harden zıt anlamlı kelimeler, Harden kelime anlamı
Stay : Geciktirmek. Alıkoymak. Kalış. Bırakmamak. Geçiştirmek. Germek. Kalma süresi. İkamet etmek. Bastırmak. Beklemek.
Decalcify : Kireçten yoksun bırakmak. Kireçsizlendirmek. Kireçsizleştirmek. Kirecini çıkarmak.
Soften : Yumuşatmak. Zayıflatmak. Tatlılaşmak. Gevşetmek. Gönlünü almak. Yatıştırmak. Tatlılaştırmak. Yumuşamak. Gevşemek. Sindirmek.
Harden ingilizce tanımı, definition of Harden
Harden kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, mortar hardens by drying. To become hard or harder. To make firm or compact. As, to harden clay or iron. To make hard or harder. To acquire solidity, or more compactness. To indurate.

Bu kısımda Harden kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Harden ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Harden anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Harden ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.