Hardener türkçesi Hardener nedir

  • Katılaştırıcı.
  • Sertleştirici.
  • Sertleştiren şey veya kimse.
  • Sikatif.
  • Çelik tavcısı.
  • Tavlayıcı.
  • Katkı alaşımı.

Hardener ingilizcede ne demek, Hardener nerede nasıl kullanılır?

Hardeners : Sertleştirici.

Hardened : Zemini sertleştirilmiş. Katılaşmış. Kürlenmiş veya sertleşmiş. Pişkin. Su verilmiş. Sertleşmiş. Katır kutur. Sertleştirilmiş. Kaşarlanmış.

Hardened steel : Sertleştirilmiş çelik. Sertleşmiş çelik.

Air hardened : Havada sertleştirilmiş.

Be hardened : Katılaşmak. Pişmek.

Shallow hardened steel : Sığ sertleşmiş çelik.

Case hardened : Yüzeyi sertleştirilmiş. Yüzeyden sertleştirilmiş (çelik). Yüzeyden sertleştirilen.

Water hardened steel : Suda sertleştirilmiş çelik.

Induction hardened case : Endüklemli sertleştirilmiş kabuk. Endüklemeli sertleştirilmiş doku.

Shallow hardened : Sığ sertleşme.

İngilizce Hardener Türkçe anlamı, Hardener eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hardener ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Siccative : Kurutucu.

Nurseryman : Bahçıvan. Fidanlık bahçıvanı.

Indurate : Sert. Katı. Hissizleşmek. Duygusuzlaştırmak. Kalın kabuklu. Sağlamlaşmak. Duygusuz. Sertleştirmek. Katılaştırmak. Sertleşmek.

Stiffeners : Canlandırıcı. Güçlendirici.

 

Encrust : Üstüne kabuk çekmek. Kaplamak. Kabuk bağlamak. Kaplanmak. İle kaplamak. Üstünü kaplamak.

Drier : Kurutucu. İşlemeliklerde kullanılan ve kurutma işini daha çabuk ve özdevinimli olarak gerçekleştiren aygıt. Kurutma ajanı. Bkz.dryer. Kurutucu madde. Daha kuru. Nemi, ısı ya da hava akımıyla uzaklaştırıp içine konulan özdekleri kurutan aygıt. boya ve parlatıcıların çabuk kurumalarını sağlamak amacıyla içlerine katılan yükseltgen özdek. Kurutma aygıtı. Kurutma makinesi.

Exsiccative : Kurutucu.

Desiccants : Nem giderici. Kurutucu madde. Kurutucu. Rutubeti emen madde. Kurumayı kolaylaştıran. Kurutma ajanı. Suya karşı meyili olan. Kurutan.

Paint drier : Boya kurutucu.

Hardening : Dondurma. Sertleşme. Sert. Sertleşen. Çeliğe su verme. Açındırma sırasında yumuşamış olan duyarkatı dış etkilerden korumak amacıyla, bazı sülfatlar ekleyerek sağlamlaştırma. Donma. Katılaştırma. Sertleştirme.

Hardener synonyms : plantsman, stiffener, toughener, change, hardening agent, tougheners, drying agent, indurative, callus, incrust, cure, hardeners, desiccant, horticulturist, calcify, transplanter.

Hardener zıt anlamlı kelimeler, Hardener kelime anlamı

Stay : Durdurmak. Bırakmamak. Oyalanmak. Kalma süresi. Önlemek. Dayanmak. Beklemek. Erteleme. Bastırmak. Sabitlemek.

Decalcify : Kireçsizleştirmek. Kireçsizlendirmek. Kireçten yoksun bırakmak. Kirecini çıkarmak.

Soften : Kısmak. Yumuşatmak. Gevşetmek. Sindirmek. Yatıştırmak. Tatlılaşmak. Yumuşamak. Gönlünü almak. Tatlılaştırmak. Gevşemek.

Hardener antonyms : soft.

Hardener ingilizce tanımı, definition of Hardener

Hardener kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Specif., one who tempers tools. One who, or that which, hardens.