Encrust türkçesi Encrust nedir

  • Kaplanmak.
  • Kabuk bağlamak.
  • Üstünü kaplamak.
  • Üstüne kabuk çekmek.
  • Kaplamak.
  • İle kaplamak.

Encrust ingilizcede ne demek, Encrust nerede nasıl kullanılır?

Encrustation : Kabuk. Kireç bağlama. Süs. Kaplama. Kabuk bağlama.

Encrusted : Sert bir tabaka teşkil etmiş. Kaplanmak. Kabuk tutmuş. Kabuk bağlamak. Kabuk bağlamış. Kaplamak. Üstüne katıca bir kabuk çekilmiş.

Encrusting : Kaplamak. Kaplanmak. Toz bağlama. Kabuk bağlamak. Kabuk tutma. Üztünü kaplama. Kabuk bağlama.

Be encrusted with : İle süslü olmak (mücevherler). İle kaplı olmak (kalınca bir tabaka).

Encrimson : Kan kırmızı renkle kaplamak. Kan kırmızısı yapmak. Kıpkırmızılaştırmak.

Encroaching vigor : Arsızlık.

Encroacher : Gizlice saldıran. El koyan. Gasp eden. El uzatan. Gaspeden. Gizlice tecavüz eden (hak, mülk).

Encroached : Gaspedilmiş. Gizlice saldırılmış. Sokulmak. Zarar vermek. Tecavüz etmek. Yavaşça veya gizlice tecavüz edilmiş (hak, mülk). Kötüye kullanmak. El uzatılmış.

Encrinite : Enkrinit.

Encroaching : Yavaşça veya gizlice tecavüz etme (hak, mülk). Kötüye kullanmak. Toprak. Zarar vermek. El uzatma. Gizlice saldırma. Gaspetme. Tecavüz etmek. Sokulmak.

İngilizce Encrust Türkçe anlamı, Encrust eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Encrust ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Surface : Yüzölçümü. Bir cismin, uzunluk birimi üstikisi ila ölçülen yüzeyi. Yüzey. Fizik, kimya, madencilik alanlarında kullanılır. Cilalamak. Suyun yüzüne çıkmak (balık veya denizaltı). Yüzeye çıkmak. Dış görünüş. Kanat (uçak). Matematiksel olarak iki boyutla gösterilen ve evrelerin değme sınırlarını belirlediği varsayılan geometrik kavram.

Effloresce : Tozlanma. Olgunlaşma. Tozlaşmak. Çiçeksimek. Serpilmek. Gelişip olgunlaşmak. Gelişmek. Çiçek açmak.

Bestrewed : Saçmak. Yayarak kaplamak. Dağıtmak.

Indurate : Katı. Sertleşmek. Kalın kabuklu. Duygusuz. Duygusuzlaştırmak. Sert. Sertleştirmek. Katılaştırmak. Hissizleşmek. Sağlamlaşmak.

Beclouds : İçinden çıkılmaz hale getirmek. Bulutlandırmak. Zorlaştırmak. Karartmak.

Incrusting : Kabuk tutma. Kabuk bağlama.

Harden : Acımasızlaşmak. Denge kurmak. Artmak. Sertleştirmek. Pekiştirmek. Pekleşmek. Donmak (çimento). Duygusuzlaşmak. Duygusuzlaştırmak. Katı olmak.

Bespreading : Bulaştırmak. Yaymak. Bulamak. Lekelemek. Örtmek. Saçmak.

Encrust synonyms : incrusts, form a crust, incrust, encrusting, be covered, beclouding, cicatrize, bestrew, be plated, all pervading, cicatrise, bespread, becloud, blazon, crust, be lined, be coated, bestrewn, overlays, scabbing, overlay, cake, heal over, beclouded, bestrewing, incrusted, bush, coat, overlaying, overlaid, encrusted, scab over, bestrews.

Encrust zıt anlamlı kelimeler, Encrust kelime anlamı

Soften : Zayıflatmak. Gönlünü almak. Yumuşatmak. Yumuşamak. Gevşetmek. Tatlılaştırmak. Yatıştırmak. Kısmak. Tatlılaşmak. Gevşemek.

Encrust ingilizce tanımı, definition of Encrust

Encrust kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To incrust. [Bakınız: Incrust].