Has a future türkçesi Has a future nedir

  • Başarma yeteneğine sahip.
  • Geleceği var.

Has a future ile ilgili cümleler

English: Ali definitely has a future in our company.
Turkish: Ali bizim şirkette kesinlikle bir geleceğe sahip.

Has a future ingilizcede ne demek, Has a future nerede nasıl kullanılır?

Has : Etmek. Almak. Kabul etmek. Göz yummak. Aldatmak. Bulunmak. Dolandırmak. Yapmak. Bkz.have. Elde etmek.

A : (herhangi) bir. Bir. Belirli bir tür veya nitelikteki. Pek iyi. Amperin simgesi. En iyi kaliteyi simgeleyen harf. Miktar belirtir. Argonun simgesi. Atom ağırlığı. En yüksek not.

Future : Yarın. Gelecek zaman. Gelecek. İleriki. İstikbal. Gelecek zaman kipi. Fiilin gösterdiği oluş, kılış ve durumun geleceğe bağlı olduğunu belirten zaman. bk. gelecek zaman kipi. İlerki. İlerideki. Müstakbel.

Has a bee in his bonnet : Kafasına takmak. Kafasında sürekli bir düşünce var.

Has a belly full : Yeterince sıktı. Aşırı miktarda var. Bıkkın. Gına geldi. Kızgın.

Has a car : Arabaya sahip. Otomobile sahip.

Has a cold : Nezle olmuş. Soğuk algınlığı kapmış.

Has a big mouth : Patavatsız. Sır saklayamaz. Her şeyi ağızından kaçırır. Düşünmeden konuşur. Sessiz kalamaz.

Has a good body : Çekici bir şekilde yapılanmış vücuda sahip. İyi bir vücuda sahip.

Has a finger in the pie : Menfaati var. Bir işte parmağı var. Bir şeye karışmış.