Haulages türkçesi Haulages nedir

Haulages ingilizcede ne demek, Haulages nerede nasıl kullanılır?

Haulage drift : Taşıma yolu. Nakliyat yolu.

Main haulage level : Ana taşıma katı. Ana nakliyat katı.

Animal haulage : Hayvanla taşıma.

Endless rope haulage : Sonsuz halatlı taşıma.

Hydraulic haulage : Sulu taşıma.

Haul up : Düzeltmek. Çağırıp azarlamak. Orsa etmek. Mahkemeye çıkarmak. İyi yola sevketmek. Yukarıya çekmek. Yön değiştirmek. Çıkarmak.

Haul over the coals : Azarlamak. Fırça çekmek. Paylamak. Haşlamak.

Haulage : Nakletme. Karada kamyonla taşıma ücreti. Nakliye ücreti. Nakliye vergini. Karayolu taşıması. Çekme. Karayolu taşıma ücreti. Çıkarma. Çekiş. Nakliye.

Haul in : Salya etmek.

Road haulage : Karayolu taşımacılığı. Karayolu ulaşımı. Kara taşımacılığı. Karayolu yük taşımacılığı.

İngilizce Haulages Türkçe anlamı, Haulages eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Haulages ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ingrafting : İçine alma (engrafting olarak da yazılır). İçine sokma. Aşılama. Aşılamak. Yerleştirmek. Propagasyon (üreme) amacıyla bir dalın bir ağaçtan başka bir ağaca nakledilmesi. Birleştirme. İçine yerleştirme. Sokmak.

 

Abstractions : Dalgınlık. Tecrit. Soyutlama. Ayırma. Çıkarılma. Soyut sanat eseri. Soyut terim. Aşırma. Çalma.

Allurement : Cezbetme. İncizap. Büyüleme. Cazip şey. Çekicilik. Şuhluk. Albeni. Çekici taraf. Cazibe.

Freights : Yük treni ile taşımak. Hamule. Navlun. Yüklemek. Nakletmek. Yük. Yük ile yüklemek. Nakliye yapmak. Göndermek.

Deduction : Türetim. Kesinti. Çıkarılan miktar. İndirme. Çıkarım. Genelden özele, tümelden tikele giderek ya da önsayıtlardan vargılar ve çıkarımlar türeterek bilgi üretme yöntemi. Bir ya da bir kaç öncülden mantık yasalarına dayanılarak bir sonucun zorunlu olarak çıkacağının gösterilmesi ve bu sonucun doğruluğunun tanıtlanması amacıyla genelden özele vararak düşünme yolu. mantıkçılara göre öncüllerin doğru olması durumunda sonucun da zorunlukla doğru olduğu çıkarım biçimi. Azaltma. Tümdengelim.

Mobilisation : Nakil. Harekete geçirme. Bir ülkenin silahlı kuvvetlerini sefer durumuna getiren, ülkenin ekonomisini ve yönetimini savaş gereklerine uyacak biçime sokan hazırlık ve önlemlerin tümü. Seferber etme. Akışkanlık. Seferberlik. Taşınma. Mobilizasyon.

Drawlers : Çekim. Devam etmek. Berabere kalmak. Çekiliş. Berabere biten oyun. Karalamak. Çizmek. Çekmek.

Haul : Ganimet. Ağ ile balık tutmak. Vurgun. Çekmek. Yön değiştirmek. Bir ağdan çıkan balık miktarı. Sürüklemek. Taşımak.

Draught : Askere almak. Foroz. Görevlendirmek. Dama oyunu. Dama taşı. Yudum. Tasarlamak. Geminin yüzebileceği derinlik. Cereyan yapmak.

Backhaul : Veriyi sonradan yayınlanmak üzere internet üzerinden belirli bir dağıtım noktasına yoğunlaştırma. Uzak kullanıcılardan merkez ağa yapılan veri aktarımı. (internet) veriyi internet kanallarıyla gönderdiği bir dağıtım noktasına yoğunlaştırma. Ana taşıyıcı. Daha sonra yayınlanmak üzere radyo veya tv sinyallerini bir dağıtım noktasında yoğunlaştırma.

 

Haulages synonyms : carriage, freighted, freight rate, draw, freight, convective, allure, carry forward, freight rates, mobilization, towage, chasing away, porterage, portages, tractive, expressage, cartages, cancellations, mobilizations, amotion, conduction, haulage, drawler, detachment, carrying, freight charges, tractions, carried on his back, conveyance, communication, conveying, portage, draughting.