Ingrafting türkçesi Ingrafting nedir

  • Birleştirme.
  • İçine yerleştirme.
  • Nakletme.
  • [#aşılama Aşılamak].
  • İçine alma (engrafting olarak da yazılır).
  • İçine sokma.
  • Propagasyon (üreme) amacıyla bir dalın bir ağaçtan başka bir ağaca nakledilmesi.
  • Yerleştirmek.
  • Aşılama.
  • Dikmek.
  • Sokmak.

Ingrafting ingilizcede ne demek, Ingrafting nerede nasıl kullanılır?

Ingraft : Dikmek. Aşılamak. Sokmak. Yerleştirmek.

Ingrafted : İçine alınmış (ingraft olarak da yazılır). Aşılanmış. İçine yerleştirilmiş (çubuk veya dal gibi). Birleştirilmiş. Aşılı. İçine sokulmuş. Nakledilmiş.

Ingraftment : Melezleşme. Hibritleşme. Melezleme.

İngilizce Ingrafting Türkçe anlamı, Ingrafting eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ingrafting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Drink off : İçip bitirmek. Bir dikişte içmek.

Bonding : Yapıştırma. Bağlayan. Bağlamak. Öğecikler arasında nicem yasalarına göre devinen eksiciklerin, durularına dayalı kimyasal kuvvetler oluşması. Birbirine bağlanma. Örmek (duvar). Bağlama. Antrepoya koymak. Topraklama.

Affixation : İlave. Ek. Ekleştirme. Bağlaç.

Bindery : Ciltçi. Birleştirici. Bağlayıcı. Cilt evi. Mücellithane. Ciltevi.

Aggregation : Bir araya toplanma. Bir araya gelme. Yığışım. Hücrelerin yuvarlaklaşması ve üzüm salkımı biçiminde bir araya toplanması. birleştirme, toplayıp yığma, kümelenme, kan pulcuklarının kümelenmesi gibi. Toplanma, bir araya gelme, kümeleşme. saldırı, canlılar arasında beslenma, çiftleşme, yuva alanının korunması gibi savunma, korku veya rekabetle ilgili davranışlar. Kümelenme. Küme. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Sosyete teşkil etmeyen bir türün bireylerinin bir yerde toplanması. Yığışma.

 

Accommodate : Kalacak yer vermek. Kalacak yer sağlamak. Alıştırmak. Yaşayacak yer temin etmek. Barındırmak. Tanzim etmek. Sağlamak. Alışmak. Uyum sağlamak.

Deposited : Emanet etmek. Tevdi edilmiş. Yumurtlamak. Para yatırmak. Yatırmak. Tortulaşmış. Tortu bırakmak. Bırakıntı. Çökelmek.

Domicils : Ev. İkametgah. Konut. İkamet ettirmek. Mesken. Poliçenin ödendiği yer.

Dig into : Saplamak. Yemeğe başlamak. Delmek. Yemeğe girişmek. Batırmak. İtmek.

Accommodated : Alıştırmak. Uyum sağlamak. Bağdaştırmak. Uydurmak. Kalacak yer sağlamak. Uzlaştırmak. Sağlamak. Alışmak.

Ingrafting synonyms : inserting, instilling, budded, bondings, impregnations, case, drags, intromission, accommodates, fertilizations, haulage, conveying, assembling, collocate, assemblage, fertilises, dragged, billet, graft, graftage, bud, constructed, fertilizes, engrafting, cockbill, attachment, constructs, assembly, construct, portages, mobilization, immunizations, fecundation.