Have an excuse türkçesi Have an excuse nedir

  • Mazereti olmak.

Have an excuse ile ilgili cümleler

English: I have an excuse.
Turkish: Bir mazeretim var.

Have an excuse ingilizcede ne demek, Have an excuse nerede nasıl kullanılır?

Have : Sahip olmak. Yaptırmak. Aldatmak. Olmak. Göz yummak. -si olmak. Buyurmak. Elde etmek. Etmek. Malik olmak.

An : (herhangi) bir. Bir (ünlülerden önce). Anabatik rüzgar. Sesli harf ile başlayan kelimelerin başında kullanılan belirsiz tanımlık. Bir.

Excuse : Affeylemek. Mazeret. Affetmek. Göz yummak. İzin vermek. Kusuruna bakmamak. Özür. Haklı çıkarmak. Geçirmek. Bahane.

Have an abortion : Çocuk aldırmak. Kürtaj olmak. Düşük yapmak. Fetusun erken doğumuna neden oldu (kendi başına hayatta kalabilecek duruma gelmeden önce). Çocuk düşürmek. Hamileliği sonlandırdı. Kürtaj oldu. Kürtaj yaptırmak. Kütaj olmak. Düşük yaptı.

Have an accident : Kaza geçirmek. Kaza yapmak. Kazaya uğramak.

Have an ache : Sancılanmak.

Have an axe to grind : Çıkarı olmak. Şikayeti olmak. Kişisel çıkarı olmak. Şikayetçi olmak. Bir şikayeti olmak.

Have an easy fast : İyi oruçlar tutmalar dilerim. Yom kippur orucu senin için kolay geçmesini dilerim (yahudi ayramı yom kippur'dan önce son selamlama).

Have an appetite : İştahı olmak.

Have an easy time : Kolay bir hayat geçirdi. İstediğini elde etmek için çok sıkı çalışması gerekmedi. Sıkıntı ve sorunlarla karşılaşmadı.