Haviour türkçesi Haviour nedir

Haviour ile ilgili cümleler

English: It's evident that human behaviour is more dangerous for the environment than radiation.
Turkish: Apaçık ortadadır ki, insan davranışları çevre için radyasyondan daha tehlikelidir.

English: Ali doesn't realise how his behaviour affects others.
Turkish: Ali kendi davranışlarının başkalarını nasıl etkilediğini farketmiyor.

English: Ingratiating behaviour can be really annoying.
Turkish: Sokulgan davranış gerçekten can sıkıcı olabilir.

English: I apologize in advance for his behaviour.
Turkish: Onun davranışları için şimdiden özür dilerim.

English: Her behaviour was out of the ordinary.
Turkish: Davranışı sıradışıydı.

Haviour ingilizcede ne demek, Haviour nerede nasıl kullanılır?

Haviours : Davranış.

Acquired behaviour : Kazanılmış davranış. Şartlanma veya öğrenme ile elde edilmiş davranış.

Altruistic behaviour : Altruistik davranış. Bir organizmanın, kendi ferdi üreme başarısı yerine grubun diğer üyelerinin başarısına yardımcı olma davranışı. kuşlar ve maymunlar gibi canlılarda hayvanın diğerlerinin yavrularını beslemek üzere besin taşıması.

Bad behaviour : Kötü davranış.

Behaviour : Tavır. Tutum. Davranış tarzı. Hareket tarzı. Davranış. Bir toplumda ya da toplumsal kümede genellikle alışkanlık durumuna gelen ve saymaca olan, görece tekbiçimli bir eylem türü. Tutum, dürtü ve uyaranlarca güdülenen ve ortak tanımı bulunan kalıplı edim. Hal. Hareket.

 

Behaviour deviation deviant behaviour : Bir toplumun ya da toplumsal kümenin kurallarına ya da düzgülerine aykırı biçimde davranma. Davranış sapması.

Behavioural : Davranışla ilgili. Davranışsal. Behavyoral. Davranış.

Behavioural theory of the firm : Firmanın yöneticiler, hissedarlar, işçiler gibi farklı alt gruplardan oluştuğu ve her bir grubun birbiriyle çelişen farklı amaçları olduğu için karar alma sürecinde firmanın örgütsel yapısının etkili olacağını ileri süren kuram. Davranışsal firma kuramı.

Behavioural relations : Toplumsal ve psikolojik davranış eğilimi nedeniyle, iktisadi değişkenler arasında sabit katsayılarla ifade edilebilen ilişkiler. Davranışsal ilişkiler.

Behavioural sciences : Davranış bilimleri. İnsan davranışlarının neden ve sonuçlarını inceleyen ve insanları bu davranışa yönelten güdüleri saptamaya çalışan bilim dalları.

İngilizce Haviour Türkçe anlamı, Haviour eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Haviour ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Asperity : Düzgün olmayan yüzey. Pürüz. Düzgün olmama. Haşinlik. Kötü hava. Pürüzlü. Kaba söz. Kabalık. Acı söz.

Behavioral : Davranışsal. Behavyoral. Davranışla ilgili.

Demeanor : Tavır. Tutum. Hal. Hareket. Davranış biçimi.

Behaviors : Hareket. Hareket tarzı. Tutum. Davranışlar. Tavır.

Comportment : Tavır. Hal.

Behaviour : Bir toplumda ya da toplumsal kümede genellikle alışkanlık durumuna gelen ve saymaca olan, görece tekbiçimli bir eylem türü. Hal. Hareket tarzı. Hareket. Tutum. Davranış tarzı. Tavır. Tutum, dürtü ve uyaranlarca güdülenen ve ortak tanımı bulunan kalıplı edim.

 

Harbor : Barınak. Korumak. Liman. Gütmek. Gemilerin barındıkları, yolcu ve yük alıp boşalttıkları yer. Saklamak. Yataklık etmek. Barınmak. Demir atmak.

Christ : Hay. Mesih. İsa. İsa peygamber.

The nazarene : Nasıra şehrinin yerlisi. İlk hıristiyanlık devirlerinde bir yahudi hıristiyan mezhebi üyesi. Nasrani. Hıristiyan. Nasıralı. The nazarene: hazreti isa.

Actions : Olayların gelişimi. Hareket. Eylem. Çarpışma. Amel. Çalışma. Etkileme. Eylemler. Faaliyet. Etki.

Haviour synonyms : jesus of nazareth, good shepherd, attitude, jesus christ, deliverer, conduct, behavior, redeemer, behaviours, shelter, bearing, dealing, jesus, action, attitudes, saviour, behavioural.

Haviour zıt anlamlı kelimeler, Haviour kelime anlamı

Properness : Uygun olma. Yakışık alma. Uygunluk. Münasip olma. Münasiplik.

Propriety : Görgü kuralları. Adab-ı muaşeret. Adetlere uyma. Dürüstlük. Yerindelik. Doğruluk. Münasip olma. Yakışık alma. Edep. Münasebet.

Impropriety : Terbiyesizlik. Yanlış kullanma. Yakışıksızlık. İrtikap. Yanlışlık. Yersizlik. Hata. Ahlaksızlık. Uygunsuzluk. Yolsuzluk.

Haviour antonyms : improperness, dislike.