Behavioural türkçesi Behavioural nedir

  • Davranış.
  • Davranışsal.
  • Davranışla ilgili.
  • Behavyoral.

Behavioural ingilizcede ne demek, Behavioural nerede nasıl kullanılır?

Behavioural expectations : Davranışsal beklentiler. Beklentilerin toplumsal ve psikolojik etkenler tarafından oluştuğunu ileri süren görüş. krş. ussal beklentiler.

Behavioural relations : Toplumsal ve psikolojik davranış eğilimi nedeniyle, iktisadi değişkenler arasında sabit katsayılarla ifade edilebilen ilişkiler. Davranışsal ilişkiler.

Behavioural sciences : Davranış bilimleri. İnsan davranışlarının neden ve sonuçlarını inceleyen ve insanları bu davranışa yönelten güdüleri saptamaya çalışan bilim dalları.

Behavioural theory of the firm : Firmanın yöneticiler, hissedarlar, işçiler gibi farklı alt gruplardan oluştuğu ve her bir grubun birbiriyle çelişen farklı amaçları olduğu için karar alma sürecinde firmanın örgütsel yapısının etkili olacağını ileri süren kuram. Davranışsal firma kuramı.

Behaviourally : Davranışsal olarak.

Altruistic behaviour : Altruistik davranış. Bir organizmanın, kendi ferdi üreme başarısı yerine grubun diğer üyelerinin başarısına yardımcı olma davranışı. kuşlar ve maymunlar gibi canlılarda hayvanın diğerlerinin yavrularını beslemek üzere besin taşıması.

 

Behaviour therapy : Davranış terapisi. Davranış tedavisi.

Criminal behaviour : Suçlu davranış. Suçlu davranışı. Bir toplumda ya da toplumsal kümede suç sayılan davranış, bk. suç.

Behaviour pattern : Davranış biçimi. Davranış örgüsü. Davranış kalıbı.

Ductile behaviour : Sünek davranım. Yumuşaklık. Sünek davranış. Genişleyebilme.

İngilizce Behavioural Türkçe anlamı, Behavioural eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Behavioural ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Behaviours : Davranışlar. Tavır. Hareket. Tutum. Hareket tarzı.

Attitudinal : Tutumsal. Birinin durumunu ifade etme.

Action : Askeri harekat. Öykülü bir filmin, bir televizyon oyununun konusunu oluşturan olaylar dizisi. bu konuyu başlatan, geliştiren, sonuca ulaştıran olayların sıralanmasından oluşan durum. Dava. İs. Hukuk, gitar, sinema, televizyon, tiyatro, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir film kuşağında sese karşı görüntü bölümünü belirtmekte kullanılan genel terim. tv. televizyon yayınında sese karşı görüntüyü belirtmekte kullanılan genel terim. Çarpışma. Yangıyla ilgili olaylarda; akyuvarların uygun koşullar altında yapılarındaki miyozin ve aktin gibi kontraksiyonu sağlayan proteinleri vasıtasıyla etkin olarak damarlardan dışarı çıkma hareketi veya bu hareketi gösterebilme gücü, lokomosyon. bir yerden diğer yere gitme hareketi veya bu hareketi gösterebilme gücü. atın bacaklarının hareketi. Hareket. Başla.

Comportment : Hal. Tavır.

Asperity : Sert hava. Güçlük. Kaba söz. Pürüz. Kötü hava. Acı söz. Sertlik. Pürüzlü. Haşinlik.

 

Conduct : Eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır. Kişinin özellikle ahlak bakımından gösterdiği davranım. bir kimsenin içinde bulunduğu toplumsal, ekonomik ve kültürel koşullar dolayısıyle geliştirdiği ve onu aynı durumdaki kimselere yaklaştıran davranımların tümüne verilen ad. 3-bir kimse ya da bir olay karşısında alınan durum. Kılavuzluk etmek. İdare etmek. Sevk ve idare etmek. Elektriği iletmek. Olayların kendiliğinden akışı ya da yönlendirme sonucu izlediği süreç. Yürütmek. Geçirmek.

Dealing : İş. Dağıtma. Uğraşma. Muamele. Alışveriş. Ticaret. İlişki. Yaklaşım.

Behaviour : Tutum. Hareket. Hal. Davranış tarzı. Bir toplumda ya da toplumsal kümede genellikle alışkanlık durumuna gelen ve saymaca olan, görece tekbiçimli bir eylem türü. Tavır. Tutum, dürtü ve uyaranlarca güdülenen ve ortak tanımı bulunan kalıplı edim. Hareket tarzı.

Attitudes : Poz. Tutumlar. Bir eşya. Duruş. Düşünce ve tepki. Tutum. Mal veya fikre karşı uzun süreli duygu. Düşünce. Durum.

Behavioural synonyms : behavioral, actions, attitude, behaviors, behavior, demeanor, bearing.