Hdd türkçesi Hdd nedir

  • Sabit disk sürücüsü.
  • Ana kumanda.
  • Manyetik sert disk üzerinde okuyan ve yazan sürücü (bilgisayarlarda).

İngilizce Hdd Türkçe anlamı, Hdd eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hdd ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Enrich : Gübrelemek. Koyulaştırmak. Zengin etmek. Yüceltmek. Değer katmak. Güçlendirmek. Zenginlik katmak. Süslemek. Değerini artırmak. Zenginleştirmek.

Mark : Marke etmek. Markos. İz. Alamet. İşaret koymak. Lekelemek. İşaret etmek. Okullarda öğretmenlerce her öğrencinin başarısı üzerinde edinilen kanıyı, varılan yargıyı gösteren değer. Leke. Etiket.

Intercalate : Takvime eklemek. Araya sokmak. Eklemek. Araya eklemek. İlave etmek. Araya ilave etmek.

Punctuate : Noktalama işaretlerini koymak. Sözünü kesmek. Noktalama işaretleri koymak. Noktalamak. (sözü) ikide bir kesmek. Araya girmek. Vurgulamak. Lafını kesmek. İşaretlemek.

Increase : Çoğaltmak. Çoğalmak. Yükselmek. Artma. Eder artırımı. Üremek. Artış. Artırmak. Büyümek.

Stick in : -e dikine saplamak. Saplanmak. -e dikmek. Sokmak. Saplamak. Batırmak. Sokuvermek.

Hard drive : Sabit manyetik diske okuyup yazan disk sürücüsü (bilgisayar). Sabit disk. Hard sürücü. Hard disk. Sabit sürücü.

Work in : Araya sıkıştırmak. Sokuşturmak. Zorla sokmak. Sokmak. Katmak. Uğraşarak sokmak.

 

Stud : Bir grup damızlık at. Damızlık at. Damızlıklar. Çivi. Tavan yüksekliği. İri başlı çivi. Bir şahsın beslediği atlar. Azgın erkek. Hara.

Hard disk drive : Sabit disk sürücü. Bilgiyi manyetik yöntemlerle okuyan ve yazan bilgisayar ana sürücüsü. Hdd.

Hdd synonyms : butylate, toss in, mix, slip in, mix in, supplement, string up, welt, gild the lily, include, adjoin, button, put on, concatenate, state, sneak in, compound, tell, inject, hard disk, combine, insert, supply, qualify, append, add on, say, milk, paint the lily, string, fortify, modify.

Hdd zıt anlamlı kelimeler, Hdd kelime anlamı

Take away : Dışarıya çıkarmak. Alıp götürmek. Götürmek. Ortadan kaldırmak. Çekmek (desteği). Çıkarmak. Kaldırmak. Çalmak. Almak. Paket yaptırıp götürmek.

Decrease : İnmek. Azaltmak. Azalma. Küçülmek. Azalmak. Düşüş. Eksiltme. Eksilmek. Küçültmek. Düşmek.

Impoverish : Verimsizleştirmek. Zayıflatmak. Güçsüzleştirmek. Yoksullaştırmak. Fakirleştirmek. Kuvvetini kesmek.

Hdd antonyms : even.