Hearsay evidence türkçesi Hearsay evidence nedir

  • Kulaktan dolma delil.
  • Kulaktan dolma kanıt.
  • Başkalarından işitilerek öne sürülen delil.
  • Dolaylı kanıt.
  • Dolaylı delil.
  • Söylentiye dayanan kanıt.

Hearsay evidence ingilizcede ne demek, Hearsay evidence nerede nasıl kullanılır?

Hearsay : Rivayet. Kulaktan dolma. Şayia. Kulak dolgunluğu. Kulaktan dolma bilgi. Söz. Bir tanığın başka bir kimseden aldığı bilgilere dayanarak yaptığı tanıklık. Dedikodu. Duyuma dayalı anlatım. Söylenti.

Evidence : Belirginlik. Delil. Açıklık. Belirmek. Tanıt. Hukuk, ekonomi alanlarında kullanılır. İfade. Tanık. Tanıklık. Göstermek.

Hearsay witness : Şahsi bilgilerine dayalı olmaktan çok başkasından duyulan bilgiyi rapor eden tanık. Başkasından işitilen bilgiyi bildiren tanık.

Hearsays : Rivayet. Şayia. Dedikodu. Kulak dolgunluğu. Söylenti. Bir tanığın başka bir kimseden aldığı bilgilere dayanarak yaptığı tanıklık. Duyuma dayalı anlatım. Kulaktan dolma. Söz.

A scrap of evidence : Çok ufak bir delil.

Adduced evidence : Gösterilmiş delil. İleri sürülmüş olan kanıt veya delil.

İngilizce Hearsay evidence Türkçe anlamı, Hearsay evidence eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hearsay evidence ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Auricular evidence : İşitsel kanıt. Rivayet kanıt.

Circumstantial evidence : İkinci derecede deliller. İkinci derece kanıt. Belirti. İkinci derece delil. İkinci derecede delil. İkinci derecede kanıt. Emare.