Heartbroken türkçesi Heartbroken nedir

Heartbroken ile ilgili cümleler

English: Moustapha was heartbroken when his dog died.
Turkish: Köpeği öldüğü zaman, Mustafa çok acı çekmişti.

English: He was heartbroken and hanged himself.
Turkish: Çok üzgündü ve kendini astı.

English: Ali was heartbroken.
Turkish: Ali çok üzgündü.

English: Tom was heartbroken when Jale told him she was leaving him.
Turkish: Jale onu terkettiğini söylediği zaman, Tom'un kalbi kırılmıştı.

English: Moustapha was heartbroken when Jale passed away.
Turkish: Jale öldüğü zaman Mustafa çok acı çekmişti.

Heartbroken ingilizcede ne demek, Heartbroken nerede nasıl kullanılır?

Was heartbroken : Hüzünlüydü. Kederliydi. Acılıydı. Kalbi kırılmıştı.

Heartbreak : Acı. Derin üzüntü. Istırap. Kalp kırıklığı. Hicran yarası. Gönül yarası. Keder. Büyük acı. Kalp yarası.

Heartbreaker : Çapkın. Büyük keder veya sıkıntıya neden olan kişi veya şey. Büyük acı veren kimse. Kalp kıran. Büyük acı veren şey. Kalp kıran kişi. Gönül avcısı.

Heartbreaking : İçler acısı. Çok üzücü. Üzücü. Büyük acı veren. Yürek parçalayıcı. Kalp kırıcı. Canhıraş.

Heartbreaking scene : Yürek burkan sahne. Üzücü manzara.

 

Heartbreaking sob : Yürek burkan ağlayış. Yürek parçalayıcı ağlayış. Korkunç bir şekilde kederli ağlayış.

Heartbreakingly : Yürek parçalayıcı bir şekilde.

Heartbreaks : Büyük acı. Istırap. Keder. Acı. Kalp yarası. Kalp kırıklığı. Derin üzüntü. Hicran yarası. Gönül yarası.

İngilizce Heartbroken Türkçe anlamı, Heartbroken eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Heartbroken ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Distressed : Kahırlı. Endişeli. Sıkıntılı. Yoksul. Tükenmiş. Sıkkın. Talihsiz.

Under a cloud : Kuşku altında. Şüphe altında. Şüphede. Gözden düşmüş. Adı çıkmış. Şüpheli. Kuşkulu.

Grieved : Dert vermek. Üzülmek. Müteessir. Kahırlı. Üzmek. Müteessif. Kahrolmuş. Mahzun.

Agonised : Acı ve kaygıyla nitelendirilen. Aşırı derecede üzücü. Üzüntülü (ayrıca agonized). Acı çektiğini belli eden. Istırap ile tanımlanan.

Heartsore : Üzgün. Yüreği yanık.

Sick at heart : Hüzünlü. Düş kırıklığına uğramış. Mutsuz. Çok mutsuz. Üzgün.

Woful : Hüzünlü. Üzücü. Keder dolu. Acıklı. Acınacak. Istıraplı.

Downcasts : Havalandırma bacası. Aşağıya yönelmiş. Üzgün. Mahzun. Neşesiz. (gözler) yere doğru bakan. Hüzünlü. Hava kuyusu.

Crestfallen : Süngüsü düşük. Üzgün. Kırgın. Meyus. Başı önüne eğilmiş. Mahzun. Düş kırıklığına uğramış. Yılgın. Mutsuz.

Darkest : Karanlık. Kara. Esrarlı. Loş. Korkutucu. Koyu. Işıksız. Bulanık. Asık suratlı. Kasvetli.

Heartbroken synonyms : down in the dumps, downcast, distressing, woeful, anguished, heartsick, woebegone, hard pressed, aggrieved, tearful, blue, agonized, bittering, doleful, careworn, hot, heart broken, pained, disconsolate, bitterer, bitter, afflicted, depressed, terribly sorry, broken hearted, dejected, rueful, in the blues, sorrowful, heart sick, chapfallen, gloomy, dismals.

 

Heartbroken zıt anlamlı kelimeler, Heartbroken kelime anlamı

Joyful : Sevinçli. Handan. Şatır. Sevindirici. Neşeli. Mutlu. Kıvançlı. Neşeyle dolu.

Heartbroken ingilizce tanımı, definition of Heartbroken

Heartbroken kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Overcome by crushing sorrow. Deeply grieved.